Salı, Aralık 06, 2005

Cantaci kadinla sohbet

Dun aksam cikista fast food bir meksika yerine gittim, burrito sardirdim, elimde onu yiyerek birazcik dolastim. Sira sira dukkanlarin oldugu bir mekanda elimde burritom, o dukkan senin bu dukkan benim dolasirken pasaj kesfettim bi tane. Aaa, buralarda pasaj da oluyormus diye dusunerek pasajin sonuna dogru yurudum. Sanki gecmise bir yolculuk gibi, Beyoglu sinemasi pasajinin dibine dogru yuruyormusum gibi hissettim, tuhafti. Cok seker cantalar satan bir dukkan vardi en sonda. Oyle bakindim birazcik, bir yandan da burritomdan sular akiyordu, onunla bogusup ustume gelmesin diye tuhaf hallere girdim. Indirimdeydi cantalar. Siyah suet bir tane vardi. Iceri girdim, bunun deri olani var miydi diye sormak icin. Sonra ayni modelin cart kirmizi ve kirli yesilini gordum. Kirmizi olani cok hosuma gitti. Satici kadinla ayakustu biraz sohbet ettik. Dedim benim siyah bir cantaya ihtiyacim var, bunu da cok begendim ama… Istanbul’a gidecegim, kapkac olayi cok oluyor, kirmizi cantayla gelin bana saldirin, benim cantami kapin gibi olacak dedim, hee oyle mi gibi alakasiz ve ilgisiz bir karsilik bekleyerek. Aaa, evet, gecenlerde baska bir musterim de ayni seyden bahsetti, oyleymis Istanbul, ne kotu dedi. O noktada dumur oldum ve acaba gercekten de Beyoglu pasajinda miyim diye dusundum bir an. Belki burasi da dunyanin geri kalanindan o kadar da izole degil dedim kendi kendime. Insanlar kendileri izole ediyorlar kendilerini, isteseler oyle olmazlar. Kimbilir, belki de dunya gercekten kucuktu o anda…

11 yorum:

nine ile dede dedi ki...

Benimde syah bir cantaya ihtiyacim var ama burda da bisiklet kullanildigindan benim de capraz asilan birsey almam gerekiyor, daha hic guzel bi canta goremedim malesef yaaa.

Evet burda da insanlar Istanbul'da kapkac oldugunu biliyorlar, ne tuhaf, hatta turistik geziye gidecek olanlara oncelikle kapkaccilara ve saticilarla pazarlik konusunda dikkatli olmalari konusunda bilgiler veriyorlar.

fethiye dedi ki...

cidden yazik ama yahu. boyle biliniyor ist demek ki. :(

ycurl dedi ki...

Ne guzel oyle pasajlar kesfetmissin. Ben de gider ayak eski kitapci kesfetmistim 4 yil yasadigim sehirde. Senin bulundugun yerlerde de oyle bir mahalle var cok guzel kitapcilarin oldugu ama sen biliyorsundur zaten
:))
Istanbul'a ilk gun gittigim gun ablam siki siki aman cantana iyi sahip cik yoksa kapip gotururler diye nasihat verdi. Istanbul'un o sekilde bilinmesi cok kotu ama bunu yapan da bizim insanimiz.

bonafide dedi ki...

istanbulun böle bilinmesinin ötesinde gerçekten böyle olması acıklı bence. yoksa dünya gerçekleri saklamak için gerçekten çok küçük.

Deniz dedi ki...

Bosver cantayi sen, hic kullanma, biraz para bir kimlik bir de telefonla dolas sokakta. (Hatta para yerine de pin kullan, ne geregi var)

Ben artik iyice paranoyak gibi dolasiyorum istanbul'da, eskiden en sakat mahallelerde (ki dolapdere ve kustepe'de okudum) hic korkmadan yururdum, simdi gidecegim yerin onunde iniyorum arabadan. Tecrube tabii, benim gibi defalarlarca biseyler caldirinca korkuyorsun.

Esas oradaki telefonun Turkiye'de calisacak mi onu merak ediyorum ben. (heni yeni bir icat cikardilar ya, o bakimdan)

fethiye dedi ki...

yok haklisin pinar, gercekleri saklamak zor. benim de demek istedigim senin yazdigindi aslinda; boyle mi kotu istanbul'un durumu yani.

yesilerikcim, sen walla al kirmizi cantani, sonra takarsin omzuna :) en iyisi cantasiz dolas! hem atki zart zurt vs derken cantayla mi ugrasacan bi de. sanki dunyanin obur ucu gibi olacak ama Mersin'de boyle bir sorun yoktu!

e dedi ki...

orası neresi yeşil erik? blogunu utanarak yeni keşfettim.(

denizkızı dedi ki...

Geçen hafta İstanbul'a gittim ben de iş için.Giderken bin kere tembih ettiler aman kapkaçcılara dikkat et diye.Dalga geçtim iyi artık daha neler zart diye kapkaça uğrayacak halim yok herald diye.İstanbul'daki arkadaşlarla bir akşam gezmeye çıktık,iki lafın biri aman çantana dikkat denilince hakikaten korkmam gerektiğine inandım ve hep tetikte gezdim.Çok üzücü bu durumun yurtdışında da biliniyor olması,ama daha da önemlisi yurdumun insanının yurdumun insanına ettiği çileye bak.Kırmızı çantayı al sen ama İstanbul'da değil İngiltere'de kullan,daha güvenli demi?

YesilErik dedi ki...

Ya gecen bir senede bu kadar mi kotulesti durum, bu kapkac olaylarinin bu kadar mi suyu cikti? inanilir gibi degil, hele de haberlerin taaa buraya kadar ulasmis olmasi. Belki de ben gecen sene hep "dogru" mekanlarda takildim Istanbul'da.. Oyle bir yer varsa tabii. Ne olursa olsun, yetkililerin umursamazligi beni cileden cikariyor asil. Iste bu en son cep telefonu sacmaliginda oldugu gibi. Kapkacin onune gecemiyoruz, zaten vergi alma manyagiyiz, kayit ettirin bakalim hepiniz cep telefonlarinizi. Yurtdisindan gelenler de avucunu yalasin. Zaten onlarda para boktur, odesinler, buradan yenisini alsinlar. Her kapkaccinin pesinden kosmaya kalkarsak, di mi ama.. Her seyi de devletten beklemeyin canim, alla allaaaaa...

Ben zaten canta tasimayi pek sevmem :P Yalan.. Neyse, cantasiz dolasirim canim, n'olcek.. Ama kanima girdiniz, alacagim o kirmizi cantayi sanirim :)

Sevgili E, rica ederim ne demek.. Burasi Amerikanin Ortabati denilen yerlerinden birinde. Mahzuru yoksa acik acik yazmak istemiyorum. Hosgeldin, sevgiler..

ycurl dedi ki...

sobelendiniz efendim. 10 kucuk mutlulugunuzu paylasmak isterseniz -daha once paylasmadiysaniz eger-

Gün dedi ki...

Yazık ya böyle bilinmesi :( üzüldüm ama gerçek payı var tabii ki.