Cuma, Mayıs 08, 2009

Oylesine

Baslik bulamadim. Kafami toparlayamiyorum ki. Veletix'imiz, Kirpicigimiz uyumadi dun gece. Uyumadi derken, harbi uyumadi. Saat 2'de uyandi, tekrar uyudugunda saat 5.30'du. Aslinda iyiydik son bir kac haftadir. 7-8 saate yakin araliksiz uyumayi basarmistik. Dun gece ne olduysa bir turlu dalamadi. Salladik, oyunlar oynadik, tylenol verdik, belki agrisi vardir diye. Gunduz gibiydi ev. Sonunda Erik de ben de sinirlerimiz iflas edince biraz aglatmaya karar verdik. Cok degil, bi 10 dk kadar agladi. Arada bir kere yanina gittim. Cok kizdi bize. Ama ise yaradi. Sonrasinda uyudu. Icini ceke ceke de olsa. Biz de uyuduk.

Bu cocuk kismisi tam bir surpriz yumurta. Ne zaman ne yapacaklari belli olmuyor netekim.

Baska seyler yazacaktim aslinda buraya. Gunlerdir aklimda dolasan bir suru sey var. Gel gor ki kafa yok. Demek bu da ara sira oluyor. Yazma istegi var ama toparlayamama durumu. Bazen de toparliyorsun, yazma istegi yok.

Bu arada hamilelikte baslayan unutkanlik aylardir suregelen uykusuzlukla birlikte iyice yer etti sanki. Bugun deney yapmaya korkuyorum mesela. Bir sey unuturum, kirarim dokerim diye.

Gunlerdir Mardin'de mezar basinda bekleyen cocuklarin fotograflarina bakiyorum. Icim parcalaniyor. Neden oradan ayrilamadiklarini o kadar iyi anliyorum ki. Ustelik kucucuk cocuk bunlar daha. Ne olacak onlara? Bundan sonra her sey geri donulemez bir bicimde degisti o cocuklar icin. Yetim kaldilar, oksuz kaldilar. Bosuna demiyorlar allah anali babali buyutsun diye bebekler dogdugunda. Bir ebeveyni kaybetmek buyuk bir travma bir cocuk icin. Allah sabir versin bile diyemiyor insan kucucuk cocuga. Ama eminim onlar pek cok kisiden daha biliyorlar simdi sabrin ne demek oldugunu.

Bugun de Cuma. Hafta gene bitti. Nasil bir hizda geciyor gunler, haddi hesabi belli degil. Iyi hafta sonlari.

5 yorum:

Rahsan Collyer dedi ki...

Mardin'deki vahşet günlerdir benim de beynimin bi tarafını uyuşturmuş durumda. Dün akşam haberleri izlerken Mina'ya sarılıp ağladım, o daha ufak anlamıyor ama ya Mardin'deki bebelere ne demeli? Onların hayatları bir gecede dönüşü olmayack bi şekilde değişti. Kaderleri, oluşmakta-gelişmekte olan kişilikleri, gelecekleri... herşey artık olması gerekenden çok daha farklı ilerleyecek. Bi tarafları hep eksik olacak. Daha da acısı bu vahşeti yapanlarla ilgili basında yer alan haberler. Okudukça dehşete kapılıyorum.

Meryem dedi ki...

"Neden oradan ayrilamadiklarini o kadar iyi anliyorum ki" demissin, gozyaslarima engel olamiyorum. Ben bu yasimda annemi sirf mesafe yuzunden bu kadar ozlemisken, onlari dusunmek aci veriyor. Bir satir bile yazasim yok bu yuzden.

Bahsettigin gibi hissettigim gunlerde ben de deney yapmaya korkarim, yapmam. Muhakkak bir hata yapiliyor o zaman.

Bir de fark ettiysen Oylesine (ycurl) de gecenlerde "Yesil Erik" diye bir baslikli yazi yazmisti. Bu hafta ikinci kere ayni kisa saskinlik :)

aysema dedi ki...

Vahşete çözüm bulmuşlar: Kız çocuklarını ayrı okullarda okutmak. Bunu yapınca tüm sorunlar çözülmüş olacakmış!

Yavruyu öpüyorum çok çok...

gunebakan dedi ki...

kiz cocuklarini ayri okullarda okutmak simdiki cozum.
sonra kiz cocuklarinin okumasina ne gerek var demeye baslar, talibanin afganistanda yaptigi gibi kiz okullarina gaz bombasi atmaya baslarlar.
neyse yesil erikcim, sen o unutkanligi simdi bende gorsen. isyerinde milletin maskarasi oldum

Açalya dedi ki...

boyle bunlar, gaz, dis, o , bu...

`Annen burda yatiyor` diyorlar tabi ne yapsin cocuklar, nerden bilsin ölümü...annesi ordan çıkacak gelecek sanıyor yavrucaklar.
Bir dakikalığına bile olsa birşey yapmak için koşa koşa alt kata indiğimde bile Dante`nin aşağı üşenmeden aşağı inip, yine üşenmeden benimle yukarı çıktığını düşünürsek, o yavrıcaklar nasıl içimi parçalıyor ahhh!