Pazartesi, Mart 31, 2008

Ayılmak için hamilelik muhabbeti

Bir uyuklama hali hasıl oldu. Hani ne yapacağını bilemediğin zamanlarda vakti öldürürsün, daha çok vakit öldükçe ne yapacağını daha çok bilemezsin, panik hali ile uyku hali paralel kulvarlarda yarışırlar. Ondan oluyor bugün bana sanırım.

Pazar günü her nedense 6 saatlik bir uykunun bana yettiği kanaatiyle sabah 8'de uyandım. Belki biraz da ondan uykusuzluk çekiyorumdur. Bari dedim, bloga yazarsam bir şeyler, biraz olsun ayılırım.

Bu hafta 28. haftaya giriyorum hamilelikte. Karnım artık hareketlerimi epey kısıtlar durumda. Özellikle belim biraz ayakta kalınca çok ağrıyor. Bu da vücudun ağırlık merkezi kaydığı için normal deyip geçiyorum. Başka bir şikayetim yok çok şükür. Artık evdeki yeni lakabım 'el kamyon'. Bi de 'delivery truck'. Erik sağolsun bana böyle isimler takarak eğleniyor. Hele sabahları tutuk bir şekilde yataktan kalkmaya çabalarken 'biip biip biiip' diye dalga geçmesi yok mu... Sinirleneceğim sinirlenemiyorum, çünkü ben de çok eğleniyorum bu durumla sanırım :) Umarım daha ağırlaştığım zamanlarda da bu ruh halimi koruyabilirim.

Tekme frekansımızda müthiş bir artış var son on gündür. Sanki anlıyor onunla iletişim kurmaya çalıştığımızı kerata. Geçen gece de ilk kez tekme ile uykumdan uyandım.

Hafta sonu bebek mobilyalarını ısmarladık sonunda. Bu da aradan çıkmış oldu, çünkü iki aya yakın sürebilirmiş gelmesi. O zamana kadar ancak evi hazır ederiz biz de zaten.

Bir de başka bir kot pantolon daha alayım dedim kendime. Bu kullandığımın lastiği biraz sıkmaya başladı. Mall'daki maternity dükkanlarından birine gittik. Bir de şık bir elbise almak istiyordum. Hem bir arkadaşımızın düğünü var bu yakınlarda, hem de shower'da giymek için. Neyse, güzel görünen ama kesimleri epey dandik elbiseler denedim sanırım, hiçbiri güzel durmadı üstümde. Nedense çok kısaydı boyları, düdük gibi oldular resmen. Kot pantolon da patladı, karnım biraz yukarıdaymış sanırım benim, o lastik kısmıyla pek rahat edemedim. Yaklaşık bir saatin sonunda bir çöp alamadan dükkandan çıkmayı başardım.

Zaman çok ama çok çabuk geçiyor, işler bitmiyor, bebiş büyüyor, bilemiyorum ne yapacağım.

4 yorum:

SuGibi dedi ki...

ne güzel zamanlar bunlar:) tadını çıkar yeşilim eriğim. senle kanlıcaya yürüdüğümüzde ben kaç aylık hamileydim hatırlamıyorum ama baya bi kocaman karnım vardı dimi. valla deli mi dersin ne dersin bilmiyorum ama hamile olmak istedim yeniden:)) çok güzel günlerdi çoook, gerçi şimdi daha güzel. daha fazla saçmalamadan seni özlediğimi söylemem lazım:))

bgm dedi ki...

bende sugibiye katılıyorum, her anın keyfini sür. hamilelik ayrı bir keyif, bebek apayrı. bizim kız şu anda kucağımda anne karnındaki gibi kıvrılmış uyuyor mesela... hiç bir an bir daha yasanmıyor.. :)) pantolonunda lastiğini yer yer kucuk kesiklerle gevsetebilirsin, rahmetli anneannemin taktiğidir.. :))
Bu arada rica etsem mail adresime posta adresini yollar mısın? :))

Aslı Cin dedi ki...

Hamilelik tadı çıkarılması gerekn bir dönem. Mide yanmaları ve bulantı dışında.

Bebeklikleri de çabucak geçiyor. Önünde tatlı günler var :)

YesilErik dedi ki...

Ben de ozledim Sucugum ya. Ben gene gelyim, gene Kanlica'ya yuruyelim, Hidiv'de alkolsuz ickilerimizi yudumlayalim :P

Begumcum, sana mail atamadim daha, atacagim. Lastigi kesmek hic fena fikir degil, var ya :)

Aslicim, insallah bakalim :)