Cuma, Ekim 13, 2006

Nobel'in dusundurdukleri

Ogrenemedik gitti. Bu sapla saman hep birbirine mi girmek zorunda? Asil tartisilmasi gereken konular bir kenara birakilip konunun can damarindan uzaklasiyoruz… Herkes lastik gibi istedigi yone cekiveriyor konuyu… Cunku islerine oyle geliyor. Cunku aslinda bunu yapacak malzeme oylesine bol ki… Kimse bir adim otesine gidip de derinine irdelemek istemiyor bu konuyu. Kolayina kaciyoruz hep. Varsa yoksa bir bok atma kampanyasi… Konu ne mi? Ne olabilir ki? Orhan Pamuk’un Nobel odulu almasi… Bununla ayni gun Fransiz meclisinden Ermeni soykirimini inkar edenlere 1 yil hapis arti 45 bin avro parasi cezasi ongoren tasarinin onaylanmasi…

Ise once Turkiye’de ifade ozgurlugunden baslamak lazim. Turkiye’de ifade ozgurlugu yoktur NOKTA!!! Orhan Pamuk icin de yoktur, Muazzez Ilmiye Cig icin de yoktur, Ilhan Selcuk icin de yoktur, Elif Shafak, Ipek Calislar icin de yoktur. Bu Ataturk’un kurdugu 21. yuzyila gelmis Turkiye Cumhuriyeti icin bir utanc tablosudur. Cesitli dusuncelerden toplumun ileri gelenleri dusuncelerini belirttikleri, hatta bilimsel verilere dayandirdiklari zaman bile bu hala suc sayilmaktadir. Dusuncelerinden, calismalarindan dolayi kimse yargilanmamalidir. Bu Turkiye’nin bir ayibidir ve bunu acilen duzeltmelidir. Hem de oyle AB’ye girme kosulu adina filan degil, kendi demokratik cumhuriyet varligini korumak icin yapmalidir bunu. Burada mutabiksak, devam edelim…

Turkiye’de bir Ermeni meselesi vardir. Bu topraklarda sayisi hala tartismali olarak binlerce Ermeni olmustur. Ama Turk de olmustur. Bu olumlerin sistematik bir bicimde bir soykirim emri ile yapilip yapilmadigi tartisma konusudur. Begensek de begenmesek de durum budur su anda. Cunku onceki iradesiz politikalar ve tavizler durumu bu noktaya getirmistir Turkiye acisindan. Yalanci Ermeniler, bu Ermeniler de hep boyle zaten, yok mu su diaspora bik bik bik gibisinden soylemlerle, Cezayir soykirimi gibi ciddi bir konuyu ciddiyetsizlikle gundeme getirmekle hicbir yere varilmayacagi aciktir. Ermeni meselesi emperyalist devletlerin elinde oyuncak gibi malzeme olmus, Ataturk’un 1923’te kurdugu Turkiye Cumhuriyeti'ne temcit pilavi gibi 21. yuzyilda hala siyasi koz olarak dayatilmaktadir. Bu kozun sesi Turkiye’de siyasi irade zayifladiginda daha da gurultulu cikmaktadir. Hele hele dis guclerle kendi siyasi cikarlari icin neredeyse mukavele imzalamis, cagdisi ve dinci goruslerle toplumun kafasini bulandiran bir siyasi iktidarla artik iyice doruk noktasina ulasmistir.

Yapilmasi gereken, guclu ve kararli bir siyasi iradeyle birlikte konusunda uzman tarihcilerle bu meselenin ustune gidilmesidir. O gunlerin siyasi kosullari masaya yatirilmali, ne yapilmis ne edilmisse enine boyuna tartisilmalidir. Eger biz soykirim yapmadik diyorsak cekinecegimiz hicbir sey yoktur bu konuda. Arsivler orada demek yetmez. Yetmiyor! Kararli bir siyasi iktidar Ermenistan’i da boyle bir tartisma masasinin karsi tarafina oturtabilmelidir. Hersey tartisilmalidir ki uc bes tane Ermeni buyukannesiyle konusup tum Ermeni meselesine hakimmis havasi veren, soylemlerini dusunce ozgurlugu kilifina sokan Elif Shafak gibi firsatcilara gun dogmasin. Gerci bu iktidar mi Turkiye’de dusunce ozgurlugunu gelistirmek ve Ermeni meselesini kokten cozmek icin gercek ve somut adimlar atacak? Hadi canim siz de!!!! Elif Shafak'in "enistesi" Fethullah Bey'le bu iktidar ayni kaba yapiyorlar.

Durum boyle iken: Turkiye’nin kendini icine dusurdugu bu zayif, bu antidemokratik tutumlar pek cok kesimin ve kisinin ekmegine yag surmektedir. Ataturk ve cumhuriyet dusmanlari elele vermistir. Bu bahanelerle her bir yandan cumhuriyet degerlerine saldirmaktadirlar. Kim onlara haksizsiniz diyebiliyor ki? Ellerinde kapi gibi mahkeme belgeleri var. O yetmiyor, bizim asiri milliyetci gerizekalilar da topluca linc, mahkeme basma gibi okuzluklerle bu firsatcilarin ellerine koz vermekle kalmayip kendilerince savunduklari Ataturk Turkiye’sini dunyaya maymun ediyorlar. Emperyalist basin durur mu? Seni, beni haber yapacagina, bakin iste Turkiye de boyle antidemokratik, halk boyle okuz gibi haberler yapiyor. Yapar tabii.. Devlet olarak sen bu okuzluklere goz yumarsan, Orhan Pamuk veya Elif Shafak bile olsa vatandasinin bireysel hak ve ozgurluklerini koruyamazsan, yapar tabii.

Orhan Pamuk konusu da bu tablonun icinde bir firca darbesidir, baska bir sey degil. Yok yazarligi iyi midir aslinda? Yok ben hicbir kitabini bile bitiremedim gibi yaklasimlar bos yaklasimlardir. Oncelikle, edebiyat bir sanat dalidir. Bu da herkesin kisisel zevklerine gore yorumunun degisebilecegi anlamina gelir. Sen o kitabini begenmissindir, ben oburunu bitirememisimdir, falan fismikan. Orhan Pamuk’un yazdiklarinin Nobellik olup olmadigina edebiyatcilar karar vermelidir. Onlarin uzmanlik alanidir.

Gelelim Nobel odullerine… Bu odul uluslararasi arenada cok saygin bir oduldur. Ama verilmeye baslandigi 1901 yilindan itibaren siyasi tarafi da yadsinamayacak bir yapisi vardir (Ayrinti icin: http://en.wikipedia.org/wiki/Nobel_Prize_controversies. ) Ozellikle ulkesine bir sekilde muhalif bir durusu olan yazarlar bu odule hep daha yakin olmuslardir… Gel gor ki bu muhaliflik de gayet goreceli bir kavramdir. Bir kesime gore muhalif olan baska bir kesime gore muhalif olmayabilir. Bunun evrensel bir kavram oldugunu da kimse iddia edemez, etmemelidir. Hele hele Nobel odullerini veren komite hic boyle bir iddiada bulunmamalidir, zira yaptiklari isin ozuyle cakisir bu.

Simdi gene Orhan Pamuk’a donersek. Dedigim gibi edebiyatciligi konusunda bir sey diyemem, ama Orhan Pamuk gunun kosullarini cok iyi degerlendirmis, Turkiye’deki demokratik bosluklardan cok iyi yararlanmis, emperyalist devletlerin duymak istedigi seyleri cok iyi telaffuz etmis, kisacasi cok iyi bir PR kampanyasi yurutmus bir firsatcidir benim gozumde. Edebiyatciligi konusu gri alandir. Ama griden siyaha veya beyaza gecisi ise bizzat kendi cabasidir. Elif Shafak Hanim da onun izini surmektedir. Belki kendisine de yakinda bir Nobel kismet olacaktir, kimbilir...

Fransa meclisi de Ermeni konusundaki bu dusunce ozgurlugunu kisitlayan cagdisi yasayi onaylamistir. Orhan Pamuk’un Nobel almasiyla bunun ayni gune rastgelmesi kafalarda soru isaretleri yaratsa da bunun da hicbir onemi yoktur. Onemli olan Fransa’nin neden 70 milyonluk Turkiye’nin yaninda degil de 400 bin Ermeni’nin yaninda yer almayi tercih etmis olmasidir. Demek ki Fransa olaya boyle yaklasmanin kendisi acisindan daha cikarli oldugunu dusunmektedir. Yok Voltaire’in torunlarina bu davranis yakismamismis. Kim takar bu naralari? Ati alan Uskudar’i geciyor. Hukumet olarak bir irade mi sergilemisiz bu konuda? Yapip yapacagimiz balik hafizalarimizla Fransiz mallarini boykot etmek mi olmali yani uluslarasi arenada? Koskoca Turkiye Cumhuriyeti Basbakani sadece Fransiz firmalarini ihalelere sokmayacagiz mi diyebiliyor? Yalaka medya gunlerdir “Basbakan cok sert konustu” diye basliklar atip duruyor. Sert konustu da ne oldu sanki? Bu osuruktan efelenmelere karni tok bu milletin. Oyle anlasiliyor ki baska milletlerin de!!! Kasimpasalilik sokmuyor. Adamlar bu yasayi meclisten gecirirken bunu bilmiyorlar miydi? Demek ki daha karli bir gelecek goruyorlar yaptiklari iste ki buna curet edebiliyorlar.

Sonuca bakarsak bu elele Ataturk Cumhuriyeti'ni satma, mesrulugunu tartismaya acma oyunu tikir tikir isliyor gorunuyor. Bolucusu, dincisi, kokten milliyetcisi, Nobelli/Nobelsiz yazari hep birlikte bir taraflarina kina yakabilirler. Cumhuriyet ve onun temel direkleri, Ataturk satisa cikarildi. Osmanli’ya yapilan hasta adam benzetmesini bir Yunan gazetesi bugun yasli ve sorunlu kiz Ataturk Turkiye’si seklinde yapmaktadir. Buyurun buradan yakin. Diger siz gelismis deyin, batili deyin, ben emperyalist demeyi tercih ediyorum, milletler de Pamuk’u ozgurluk savascisi ilan ettiler bile. Ondan sonra ben nasil bu olayi “bir Turk edebiyatcisi Nobel aldi, gurur duymak lazim gelir”e indirgeyeyim?! Indirgeyemem. Buyursun, indirgeyenler ve sindirebilenler gurur duysun kendisiyle. Ben gurur duymama hakkimi kullaniyorum.

12 yorum:

zeynepyemekbiz dedi ki...

"Ozellikle ulkesine bir sekilde muhalif bir durusu olan yazarlar bu odule hep daha yakin olmuslardir…""
Bu tamami ile dogru bana gore.
Yazdigin her satira ve kelimeye aynen katiliyorum.
Orhan Pamuk'un bir İsviçre gazetesine verdiği demeçte, "Türkiye'de
30 bin Kürt öldürülmüştür. Bir milyon da Ermeni" demişti bir zamanlar, Orhan Pamuk, karşısında, ülkücülerden, aşırı milliyetçilerden,
kriptofaşistlerden oluşan bir koalisyon olduğunu düşünerek kendisini aldatmamalı.
Orhan Pamuk bir milyon Ermeni öldürüldü diyor. Bu rakamı nereden bulduğu kendisine soruldu, ycevap gelmedi hicbir zaman. Ama son dönemde 'öldürülen' 30 bin Kürt? O rakam nereden çıktı? PKK terörü sırasında ölenlerin birçoğu farklı etnik kökenlerden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değil miydi? Çoğu Kürt kökenli olsa bile, onları kim öldürdü?
Belli ki, Orhan Pamuk'un verdiği rakam yanlış, önyargılı ve çarpık.
Bu odul onun kaleminin hakkıyla kazandığı bir başarı olarak değil, Türkiye düşmanı lobilerin çabalarının bir meyvesi.
Neyse yazacak cok sey var daha.
sevgilerimle.

Taurus dedi ki...

yesilerik ilkoncelikle sunu belirteyim, illa edebiyatci olmak gerekmiyor bir yazarin yazarligi hakkinda kisisel fikir yurutmek icin =)ve orhan pamugun yazdiklarinin 'nobel'lik olmadigini dusunuyorum hatta eminim edebiyatci olmasamda.

ermeni olayinin tartismaya acilmasi konusuna gelincede, asiri dinciler ne kadar ulkemiz icin zararliysa asiri milliyetcilerde o kadar zararli. su an yasadigimiz 'kurt' sorunu diye bir sorunun baslamasi onlardan dolayidir, 'kurt isminin dag insanin kara basarken cikardi kart kurt sesiyle o lakabi aldiklarini' soyleyen kafalarda vardi biliyorsun bir zamanlar. bir avuc capulcu teror orgutu turkiyede konulan kurtlerin kisisel ozgurluklerini karsi yasalari yurtdisinda cok guzel kulanip ulkemizi despot bir ulke olarak lanse edip kendi isledikleri cinayetleride sanki 'ozgurluk' icin savasiyorlarmis gibi gosterdiler.

bir azinlik olarak amerikada yasadigim icin ulkemdeki azinligin isteklerini/haklarini cok iyi anliyorum ben, dusunsene bir kurt anne/baba cocuguna kurtce isim bile alamiyordu kisa bi zaman onceye kadar.

neyse ermeni konusuna geri donersek, bence asiri milliyetcilerin surekli ortaya atlayip her 'ermeni soykirimi' tartismasi yapilcagi zaman ordaki kisileri tehtit etmeleri yada toplantiyi basmalari gibi olaylardan dolayi ermenilerin ekmeklerine yag suruyolar.

bilmiyorum hatirlarmisin, amerikada okuyan bir kiz bundan 5-6 yil once cok guzel fransa elcisinin agzinin payini vermisti ermeni soykirimi hakkinda. elimizde o kadar guzel gercek belgeler ve sahitler varki, ben hep dedigim gibi bunlari acip ermenilere ve taner akcam gibi adamlar hodri meydan demek yerine tam tersi bu konunun tartisilmasini enlgeliyoruz.

mesala benim yazimda bahsetigim gibi taner akcam burdaki tarihcilerin hodri meydanlarindan hep kacti ve kaciyor cunku yalanlarini basin onunde savunamiyacagini kendide biliyor bu kisiler.

neyse, uzun lafin kisasi senin dedigin gibi bu politika ile gidersek biz, boyle roman yazari, hapis kackini tarihci demeye bin sahit lazim tamer akcam gibi ve onlari takip edecek baska soytarilar gibi kisilerle biz daha cok ozurler diliyecegiz, cezalara maruz kalacagiz bir kismimizda bunlarla gurur duyarken.

bir mr weems'in yaptigini koca ulke olarak yapamiyoruz ne yazikki.

Taurus dedi ki...

birde birsey eklemek istiyorum, bir kac sayfada orhan pamuk'un aldigi bu odulle bir turk olarak gurur duyduklarini soylemisler ama acaba orhan pamuk onlar gibi gurur duyuyormuydu kendi ulkesi ve insaniyla? turk oldugum icin utaniyorum diyen o deyilmiydi?

ben bagdistiramiyorum bu ikilemeyi, yani gidip bir turk'un nobel almasiyla ovunuluyor ama o odulu alan turk, turklugunden ve ulkesinden utandigini soyluyor bir tarihci edasiyla tarihi bir konuda sozler sarfederek.

cenebaz dedi ki...

Sevgili Taurus, Orhan Pamuk Türklüğümden utanıyorum demedi ve özellikle yaptığı basın toplantısı ve katıldığı tv programlarında bu ödülü Türk halkı, Türkçe ve Türk edebiyatı için aldım dedi.

Defne dedi ki...

Yesil Erikcigim, ekleyecek birsey birakmamissin bana. Fikirlerine tamami ile katiliyorum. Amerika'dayken cok aciyordu icim, buradayim artik, Ankara'da, icim parcalaniyor diyebilirim. Bizleri oyle cok seye seyirci yaptilar ki, iskence altinda gibi hissediyorum cogu zaman.

Birgun Ankara'ya gelirsen mutlaka gorusmek isterim.

Taurus dedi ki...

cenebaz umarim internet uzeri okudugum o gazete haberini bulur ve gosteririm size.

simdi geleyim onun su odul aldiktan sonra ettigi sozlere, ne demis atalarimiz, 'agzi sutten yanan, yogurdu ufliyerek yermis' bununkide o hesap. turk/turkiye ve turk edebiyatini dusunen birisi cikipta kendi dali olmayan cok onemli tarihi 2 konuda yurtdisinda nobel baris odulu oncesi ahkamlar kesip ropartajlar yapip, ileri geri turkiye ve tarihi hakkinda konusmazdi.

onun mahkemeye verilmesi altindada bi oyunlar dondu bence cunku ab abileri birden mahkemelere usustu, dunya basini birden bu adami ve turkiyeyi konu etti ve tam bunlar bitti derken simdi 'nobel' odulu ile butun dunya basininda tekrar konu olduki simdi 'nobel' kazanmis bir kisi olarak onun sozleri daha bi onem kazandi ve ona turkiyede yapilan.

bu adam yanar doner gibi soyledigi sozlerinde arkasinda durmayan inkar eden birisi, gidip 1 bucuk milyon ermeni ve 30 bin kurt oldu rakamlarini gelisi guzel soyledigini, olen 30 bin kurt icinde sehit askerlerinde tabiki oldugunu soyluyor turk tv'sine cikinca. aman ne iyilik edipte icine sehit askerlerimizi simdi ekliyor degilmi?

yasar kemal nobel odulunu hak eden bir yazarimizdi bence ve onun cikipta ab ulkelerinde turkiye ve tarihi hakkinda ileri geri konustugunu duymadigim gibi bu nobel oncesi kendine en buyuk rakip gosterilen yasar kemal hakkindada ileri geri konustu bu adam, tabiki sonra bu buyuk tepki yaratinca gazte hemen araya girip bu bizim uydurmamizdir desede yabanci ufak bir gaztenin cikipta yasar kemali durup dururken yazisinin icinde yer vermesi hemde o tur bilgileri kulanmasi kafalarda soru isareti yaratiyor.

bu kisinin cikip tayip icin bile 'oda yazdigi siirlerindeki bazi sozlerden dolayi hapise girmis birisi bunu unutmiyalim' diye konusmasi, demokrasi karsinda akp'yi gormedigini ama orduyu gordugunu ve daha ne incilerler turkiyeyi yurtdisinda tanitigini unutmiyalim.

cenebaz bilmiyorum sen cani gonulden bu odulu bu kisinin hak etigini dusunuyormusun yada kutluyormusun ama eger turkluge, turkiyeye, turkceye ve turk edebiyatina bu kadar onem veren biri olsaydi, o kisi boyle tarihi ve politik konularla yurtdisinda verdigi demeclerle gelmek yerine sirf sanatiyla gelip onunlada odulunu alip hepimizin gurur kaynagi olurdu diye dusunuyorum ben.

unutmiyalimki 92 yasindaki bir bayani basortu yuzunden 'gercek tarihi arastirmalar sonucu' etigi sozden mahkemeye veren bir hukumete dur diyen bir ab yada boyle elestiren pamuklar yokken, turkiyenin uzerine kara leke surecek yalan/yalnis aciklamalar yapan pamuk gibi kisilerin mahkemelerde entel dantel takimi ve ab vardi.

bu bize birseyleri anlatmali.

QM dedi ki...

Samimi bir elestiri:

En azindan tutarli sayilabilecek politik bir durusun var, yesilerik. Ama tutarliligin her olaya ayni sablonu yapistirmaktan oteye gidemiyor.

Orhan Pamuk firsatci (Turkiye gibi kim vurdular ulkesinde Ermeni Soykirimindan bahsetmek yurek istemezmis gibi), Elif Safak takipcisi (diyecek soz bulamiyorum)... Ne kadar kolay dimi? Hepsi piyon, arkada derin olaylar donuyor. "Ataturk'un kurdugu Cumhuriyetin" (evet de, ne demek ki bu? bir cumhuriyet dusunelim ki, rustunu ispatlamak icin surekli kurucusuna referans veriyor) dusmanlari her tarafta. Emperyalistler ve isbirlikcileri de isin cabasi.

Bagisla ama, sablon cok genis yesilerik, insani korlestirecek kadar.

clementine dedi ki...

Orhan Pamuk'un yazarlığını, bu ödüle layık olup olmadığını tartışmayı edebiyatçılara bırakıyorum. Kendi adıma, kendi ulusuna muhalifliği hakaret derecesine vardırarak Nobel edebiyat!! ödülü kazanan Orhan Pamuk'un kazandığı ödülle gurur duyamam duymuyorum. Tüm dünya adımızı duydu en azından diyerek buruk bir şekilde de olsa gurur duymaya da çalışamam. Ödülü Türk edebiyatı ve Türk halkı adına aldım diyor ya bence ülkemizde sıcak birşekilde yaşanan Türk-Kürt kimlik çatışmasına bir de Türk-Ermeni çatışmasını eklemek konusunda elinden geleni ardına koymayanlar adına aldı. Hepsine hayırlı uğurlu olsun.

cakiltasi dedi ki...

Bence mesele hiçbir konuda uzun vadeli planımızın projemizin olmaması. O.P. hakkında söylediklerine katılıyorum, yorumlarda söylenmiş olan söylediklerinden sürekli çark ediyor olması da doğru, kaç kere oldu. Ama bunlar hep olacak bizim tarihimizde. Şimdi İsveç çıkarmayı düşünüyormuş benzer bir tasarıyı. Bir sene içinde AB parlementosunun geçirmeyeceği ne malum. O zaman da Shengen vizelerini mi yakacağız ders olsun diye? Karayip denizinde bir sakin ada değil bizim ülkemiz, olmayacak da. Bu ve bunun gibi durumlar karşısında planımız ne? Geçenlerde bir gazetede vardı; 1. Dünya savaşı sonrası zaten Ermenilerle bir anlaşma imzalanmış, karşılıklı işlenmiş suçlar kabul edilip konu gelecek nesillere sirayet ettirilmeyecek şekilde bağlanmış. Yazılı, resmi anlaşmalar bunlar. Dediğin gibi, açın arşivi okuyun demekle olmuyor. Açıp okutacaksın. Misal oğlunun düğününe şahit çağırdın mı Avrupa başbakanlarını filan şiş kebap muhabbeti değil bu konuyu açacaksın ha bire, eline arşiv fotokopileri tutuşturacaksın. Ama okuma yazma bilen başbakan lazım böyle işler için, okuma derken kitap özeti okumayı kastetmiyorum tabii. Eminim daha alt kademece uygulanabilecek profesyonelce, akıllı mantıklı yöntemleri vardır bu işin. Ermeniler becerdiğine göre, biz de yapabiliriz herhalde. Onlar bu işi konferansla yapmadığına göre.
Bir argüman geliştirip bunu dile getiriyorsa, satranç gibi, bir sonraki cümlesini, hatta son cümlesini de tasarlamalı insan. "Cezayir Soykırımını kaşıyalım biz de" diye aklından geçti mi diline gelene kadar dünya buna ne der diye bir düşüneceksin? Böyle ucuz efelenmelerle kaç cümle daha söylerim, bana ne karşılık verirler, mesela 1 yıl sonra hükmü kalır mı bağırtımın diye bir bakacaksın. Meydanı kuru lafa brakırsan elbet bir dolduran bulunur.

Aslicin dedi ki...

Herkesin bir fikri var bu konuda Erikçiğim. Ve ben de dahil olmak üzere herkes bugünlerde bu konuda konuşmayı seviyor. Ve ben konuşulmasından çok memnunum. Çünkü farklı fikirleri de okuyabiliyor, yanlışım varsa düzeltebiliyorum. Ancak, okuduğum onca yazı içerisinde ( ki yafta yapıştıranları dikkate almadım Örn: O.P nin ödülü almasına sevinemeyenlerin aşırı milliyetçi diye anılması gibi- ki bu durumda sevinenler için de nankör vatan haini demek gerekir )beni düşüncelerimde yanıldığım konusunda ikne edecek birine rastlamadım.

Günümüz bilişim, iletişim ve politikanın , çayır çimen savaşları yerini aldığı zaman. Ve bunun can damarı da PR.
Bu konuda çok iyi bir yazı yazdığın için yorum bırakma gereği duydum. ve bu konuda sana tamamen katılıyorum.

Tuna Kiremitçi'nin gamzeleriyle gülümseyerek poz verdiği portresi ile kitabını pazarlamasıyla O.P. un prim sağlayacak fikirleri ile bu ödülü alması arasında en ufak bir fark göremiyorum. Bu yıl Edebiyat nobelini o almasaydı nasıl şaşırmayacaksak, artık beni de bunu göremeyecek kadar kör insanlar da şaşırtmıyor.Ne de olsa bizler komplo teorileri izleyen bir grup aşırı milliyetçiyiz. Dur bakayım ben internetten Kurtlar Vadisi dvd leri sipariş edeyim de yeni etiketime uyum sağlayayayım :P

YesilErik dedi ki...

Konu epey cetrefilli oldugu icin bir turlu toparlayip da bir cevap yazamadim uygun bir zaman bulup. Dusuncelerin paylasilmasi cok guzel, hatta bu konuda hala tartisiyor olmamiz daha da guzel. Gunlerdir ben de bir dolu yazi/yorum okudum. Herkes bu konuda bir seyler soyleme/yazma/soylediklerini kaynaklara dayandirma cabasinda, ben de dahil. Demek ki bu konu herkes icin gayet onemli. Ben kendi adima cok memnunum, kendi kendime bulamayacagim bir suru malzeme sunuldu bana degerlendirebilecegim diye dusunuyorum. Butun bu kaynaklari hazmetmeye calisirken aslinda olayla ilgili kendi genel dusuncelerimin degismedigini gordum. Ama baskalarinin olaya nasil baktigini da daha iyi anladim. Herkes istedigini dusunmekte ozgur.

Yorumlariniza cok tesekkur ederim. Bu konuda soyleyeceklerinizin bir kismini zaman ayirip da buraya yazdiginiz icin. Soylediklerinizin coguna katiliyorum. Bir iki sey haric, onlara da asagida kendi yorumumu yazacagim. Insallah ileride belki yuzyuze bir ortamda tanisabilir, daha derinine inebiliriz bazi meselelerin. Ya da sadece geyik yapariz :) (Defnecim, Ankara’ya gelirsem ben de gorusmek isterim)

Cem, ilginc bir sekilde O.P.’un yazdiklarini okuyamayan/anlamayan/cok zor bitiren bir suru kisi var, mesela ben de bir kitabini cok cok begendim, bir digerini zorla bitirdim. Bu hayli ilginc olmakla birlikte kabul etmek gerekir ki herkes de edebiyatci/post-modern edebiyatci degil. Nasil kitaplari okunmuyor, aslinda bu adamin yazdiklarinda hic is yok demek abesse, super kitaplari var, ben hepsini cok sevdim, elbette Nobel’i haketti denmesi bana esit derecede mantiksiz geliyor. Eger edebiyatla ciddi bir sekilde ugrasmiyorsaniz, sample space’iniz cok kucuk demektir. Mesela en azindan Nobel’e her yil aday olan yazarlarin butun eserlerini okumus olmanizi beklerim ben azindan, odulun kriterlerini anlamak ve bu konuda yargiya varmak adina… Kac kisi bunu yaptigini iddia ediyor merak ediyorum. Tahminim pek fazla degil. O yuzden bu isin uzmanlarina birakilmasi gerekir gorusumu tekrar ediyorum.

QM, herhalde sen de takdir edersin ki bu konu o kadar da “kolay” bir konu degil. Cok daha cetrefilli bir yapisi var. Komplo teorileriyle falan isim olmaz. Ben birebir kaynaklara, yazilanlara ve soylenenlere bakarim. Bu iki yazar tarafindan soylenen/kaleme alinanlar dikkatlice incelendiginde bir yapbozun parcalari gibi yerine oturuyor hersey. O da bu iki yazarin Ataturk dusmanliklaridir. Bu konuyu onlar bu sekilde irdeliyorsa benim buna tehsisini koymam gayet dogal. O yuzden surekli bunu dile getiriyorum. Ayrica sana inkilap tarihimize tekrar bir goz atmani onermek durumundayim, zira cumhuriyet rustunu 24 Temmuz 1923 Lozan Anlasmasi’yla ispat etmistir. Bunu da butun dunya kabul etmistir. Ama sen bunu kabul etmeyip, tartismaya acmak gibi bir niyetteysen o da senin bilecegin is.

Taurus dedi ki...

yesilerik bir aciklama yapip kacacagim bu konuyu sayfanda uzatip seni yormamak icin =)

benim bu olayda yaptigim edebiyatci olmak gerekmiyor bir yazarin nobel alip almadigini anlamak icin dedigimde boyle basindan beri yakin takip edilen yada icimizden cikan ve kitaplari cok kisi tarafindan okunup herkesin bir fikri oldugu yazarlar icin dedim. yoksa tabiki nobelin hangi dali olursa olsun ordaki juri uyelerinin aday gosterdikleri kisilere baktiklari gibi biz bakamayiz, yeterki onlar bakarken politik dusuncelerini bi kenara birakarak yapsalar.

biliyorsun oscarda bile oyle filmler oscar aliyorki sasip kaliyoruz bu nasil aldi hic beyenmedim filmi, uykumu getirdi diyoruz ama politik birseyler aramiyoruz cunku olayin icinde degiliz ama bu olayda olayin o kadar icindeydikki politika, bu nobel'e o yuzden bu kisinin kalemi ile degilde dili ile aldigini bircok kisi dusundu.

ben hicbir zaman arkasinda buyuk reklamlar olmus ve odul kazanmis sanatcilar olsun, yazarlar olsun, filmler olsun hemen aman okuyayim, dinliyeyim, izliyeyim diye kosmadim, daha cok benim sevip taktir etigim kisiler arkalarinda dayilarin olmadi, buyuk reklamlarin donmedigi kisiler oldu cunku o kisiler emekleri ile yaptiklarini begendiriyorlar, reklamla degil.

son sozum ise su odulu en cok hakkeden yasar kemal alsaydi bu tartisma ve yazismalar hic olmuyordu bile =) cunku edebiyatci olmasakda onun o odule layik oldugunu herkes dusunuyor.

anlatmak istedigimde buydu.