Cumartesi, Aralık 24, 2005

Bu aksamustu

Bugun vapurla karsiya gectim. Kadikoy'de indim. Sen sakrak bi darbuka ritmi, cikista bi baba-ogul kaptirmis caliyorlar neseli bi seyler. Icimdeki gayri ihtiyari gobek atma istegini bastirarak cantamda bozuk para aradim vermek icin. Parayi verdim, biraz oyalandim etraflarinda sonra. Zaten vapor bosalip insanlarin inmesi bitince onlar da kalktilar.

Arkadasimla bulustum, arka sokaklarda bi cafe'de oturup hasret giderdik. Ikimiz de sahlep soyledik. Sahlepten baska herseye benzeyen, isitilmis sutumsu bi icecek getirdiler. Begenmedik, yerine kahve soyledik. Ben Americano soyledim bi tane. Sekerin yaninda sut de getirir misiniz diye sordum garsona, sekeri zaten kullanmiyorum. Garson menuyle geri geldi. Efendim Americano sutle icilmiyormus, oyle dedi. Ben de kahvemi nasil istersem oyle icerim, siz sutu getirir misiniz, parasi neyse verecegim dedim. Sut yok dedi ve getirmedi de adi sut mut. Kos kos ictim kahvemi, icimden sinirlendim.

Iste Istanbul'u bu yuzden cok seviyorum, bu yuzdendir ki Amerika'daki moralim hep ortalamanin birazcik altinda. Yok boyle sebepsiz yere kanimi kaynatan seyler, olumlu veya olumsuz.

Bi de “en cusel cay dogus cay”’i cok sevdim ben ya. Yok yok sevmedim, bayildim :)

11 yorum:

yemekvebiz dedi ki...

Bende Turkiye'ye gittigimde muzik studyolarinin onunden gecerken birden ritm degistirerek yururken bulurum kendimi :)) Ozellikle yaz doneminde hep fikir fikir melodiler olur ya piyasada.
Ne guzel anlatiyorsun Istanbul'u, ulkemin insanini, gurbetim depresti yine.
Iyi tatiller.
Zeynep

simiole paris carnet dedi ki...

yesilerikcim cok eglen. cok yaz. ben de buralarda ahhhhh ahhh diye ic gecirecegim.

jackdavid dedi ki...

hoşgeldinnnn :)

sahlep konusuna şaşırmadım, bir sürü yer aynı yapıyo kötü.. eğer yolun tophane tarafına düşerse haberimiz olsun iyi yapan bir yerimiz var...

ne yazdı ne yazamadı dedi ki...

yeşileriiiiiiiiiiiik! helllllllllllloooooooo sen ne zaman geldin istanbul'a ya....yuf amma uzun zaman uzak kalmışım...ayy ne tuhaf...ay sanki tanışmak istedim ama zaten senin zamanın kalmamıştır. ayrıca ben çokça çekingen bolca vahşiyimdir...ayyy içimden de gidiyo ama...ay o gerizekalı garsona da çok guldüm. dangalak herif. git karşı bakkaldan al sütü salak sahlep'i neyle yaptın? süttozuylan mı?

uzaktan dedi ki...

cok ozendim sana.iyi eglenceler...

bilmemkinedesem dedi ki...

O sahlepler hazır sahlep. Yani eski delikanlı sahleplerden değil. Hazır çorba gibi. Yine de üzeri tamamen tarçın kaplıyken, kokusu ve görüntüsü nedeniyle sahlep özlemini giderir geliyor bana.

Garson konusunda problem onda değil onu orada o şekilde çalıştıranda bence.

Hormets

D dedi ki...

Yeşilerikcim hoşgelmişsin. Ne kadar kalacaksın İstanbul'da?

Gün dedi ki...

Yeşilerikkkkkkk özelime mail atar mısın, hangi tarihe kadar Ist'dasın?

YesilErik dedi ki...

Hosbuldum tekrar. Biz 3'unde donuyoruz maalesef :( Sayili gun iste, cabuk geciyor. Anlatacak cok sey var, vakit yok, artik donunce insallah. Herkese iyi seneler.

pino dedi ki...

Hos gelmissin:) gez toz eglen...yolun buralara duserse haberim olsun :) mutlu bir yil diliyorum sana...hersey gonlunce olsun yesil erikcim:)

Esekbasi dedi ki...

Aman be Yesil Erik. Alismisim ben daha kisa araliklarla yazilarini okumaya. Boyle bir bosluk oldu.

Ufff, sayili gunun gecmesi de cok kotu gercekten. Neyse umarim ayin 3une kadar Istanbul'da muhtesem gunler gecirirsin.

Sevgilerimle cok cok. Simdiden de mutlu seneler diliyorum:))