Cuma, Mayıs 29, 2009

Un

Yemek pisirmeyi cok severim (cooking). Ama hamur isi yapmayi pek o kadar sevmem (baking). Ikisi cok farkli seyler. Cooking yaraticiliga daha acik gelir bana, son dakikada fikir degistirip baska bir malzeme ekleyebilir veya kafaniza gore bir seyden daha az veya cok koyabilirsiniz. Baking ise boyle yavsakliklara izin vermez. Iki yumurta dediysek iki yumurta-o kadar! Bir de ayni seyin surekli tekrarini gerektirir. Sevmem ben o yuzden bake etmeyi cok. Labda zaten yeterince dikkatli olcup biciyorum herseyi, evde de aynisini yapmak istemiyorum galiba...

Ama oluyor iste, bazen hamur isi de yapmak gerekiyor. Boyle zamanlarda genelde aradigim tarifi gugilliyorum. Ve her seferinde ayni hayal kirikligi. Neredeyse butun sitelerde ayni ibare: Aldigi kadar un!!! Gicik oluyorum bunu gordugumde tariflerde. Yahu herkes bilmek zorunda mi bu kivami? Cok mu zor bir seferligine bunu olcup yazmak? Ustelik de tarif uzerine kurulu bir blogsa bu?

Hayir deneyip yanilacaksam, tarife niye bakiyorum o zaman, kafama gore yapayim...

10 yorum:

Oya Kayacan dedi ki...

Sevgili Yeşil Erik, cooking ~ baking durumlarını sanki benim ağzımdan yazmışsın gibi okudum. Ölçüsüz olmanın keyfi bambaşka.

Un miktarına gelince, bir elinin baş ve işaret parmakları ile kulak memeni hafifçe ovalarken, diğer elinin parmaklarıyla da hamurla aynı teması kurman gerekiyor. Yoksa tarifler dediğin gibi her yerde hep aynı olacak (aldığı kadar un veya kulak memesi kıvamında bir hamur elde edene kadar), bu da genelde yumurtaların boyutundan kaynaklanacak.

Zeynep Zengin dedi ki...

Sevgili Yeşil Erik,

Bu "baking" işlerinde pişmeden önce bende senin gibi nerden bileyim ben bunu diyordum.

Sonradan bu aldığı kadar un kavramını anladım. Öncelikle kek, hamur için ölçekli bir tarif bulup olması gereken kıvamı görmelisin. Yoksa kek hamuru kulak memesi kıvamında olmamalı. Birde un çok önemli, kalitesiz bir un kullanıyorsan tarifte belirtilen un yetersiz gelecektir. Gözün ve elin bir kez o kıvamı gördüğünde/hissettiğinde "aldığı kadar un" sinirini bozmayacak. Kekler normal kalite bir un ile genelde; 3 - 3,5 su bardağı un, mayalı hamur 4 - 5 su bardağı un ile oluyor. Unu azar azar koymak kıvam tutturmakta püf noktası.

Kolay gelsin.

Oya Kayacan dedi ki...

Zeynep haklı tabii. Çünkü ben zaten kek için oluşturulan akışkan kıvama hamur demiyorum. Hamur elle yoğurulandır benim için.

Dalgic dedi ki...

Ben bu konuya sanirim Yesil Erik gibi bakiyorum. "Alabildigi kadar un koymak"la "$ey etmek" arasinda bence hicbir fark yok. Memleketim insaninin tipik bir muallakligi. Madem un cesitleri farkli (kek, ekmek, kepekli, vs.) o zaman onlara gore bir olcu verirsin. Ha, daha fazla ayrintisi varsa o zaman paketin uzerine bakarsin, yuzde kac protein var, ne kadar gluten var, onlari belirt. Yumurta miktarina gore bir ayar yapilacaksa onun bile olcusunu vermek mumkun (ornegin cok iri, orta boy, kucuk yumurta vs. gibi). Eger olcu yumurta ile ilgili cok hassassa o zaman onu da yaziverirsin. En azindan iyi niyet acisinda bir hamle yapip yazarsin. Onun disindakiler "bakin ben soyle bir sey yaptim, super oluyor, ama siz yapamayin diye buraya na boooole yazdim, agzinizin suyu aksin, catlayin, patlayin"dan baska bir sey ifade etmiyor bana.

Yesil Erik bilir benim bu muallaklik konusunda ne kadar hassas oldugumu. "Ben onu demek istememistim" benim icin "ben halinin ortasina isemek istememistim" kadar abes bir cumledir. Madem onu demek istemedin (ya da isemek istemedin) o zaman ne diyorsan onu de (ya da git tuvalete ise). Sanirim meslekten kaynaklanan bir zaaf. Ben isimde o kadar muallak olsam kimse beni ciddiye almaz. O yuzden Alton Brown tariflerine bayilirim. Adamin dediklerini uygularken hata yapmak imkansiz.

Neyse, cok filozofik bir getik oldu. Ben en iyisi gidip aci tursulu ve guneste kurutulmus domatesli misir ekmegi yapayim kahvalti icin. Allah sizi inandirsin, super oluyor. ;)

ycurl dedi ki...

Acili tursulu ve guneste kurutulmus misir ekmegi mi? Ben ona takildim.
Bu un konusuna bilim adamlari boye bakiyoru ekleyeyim ben de.
Yalniz kurabiye ve pogaca yaparken o verilen un miktarlari tutmuyor. Benim iki tarifim var yapa yapa gercekten goz karari un ayarlayabiliyorum. Ama ilk kez deniyorsam 'alabildigi un' olayi bana da cok muallak geliyor. Hele cesit cesit un ve un icinde bulunan protein miktarinin farkli olmasi da ayri bir konu. Yalniz Alton Brown'in bir kek tarifini denemistim ve soyledigi un miktari tutmamisti. Sonra ayildim adam cok ince cekilmis pasta unu kullaniyormus :))

fethiye dedi ki...

Siz burada un geyigi yaparken ben de son iki haftasonudur yapmaya calistigim, her daim kullandigim pancake tarifi neden tutmuyor diye catlayadurayim. Sonradan caktim, son aldigim un "sifted" idi. Cok lazim ya! Tabii tarifteki olcuyle diger malzemeler icin az geliyor, adam gibi pancake olmuyordu, ben 1/2 cup daha ekliyordum en az.

Undan una fark var be guzelim. Pogaca, corek, borek (elin icine girdigi icin) kolay da boyle civik seyler, hele ki kekler icin ne diyorlarsa onu kullaninca da bazen sonuc husran oluyor.

Dalgic bey kardesim memleketimin insani isi degil bu ayrica. Heryerde undan una fark var ve guvendigin her kitap bile bu kadar ince ince yazmiyor ne cins un, ne kadar protein var vs deyu...

YesilErik dedi ki...

Tesekkur ederim yorumlariniza. Benim kizdigim nokta baslangic icin bu tariflere basvurma durumuyla ilgili idi zaten. Yoksa yaptikca insanin eli alisiyordur, katiliyorum. Sadece ayrinti vermemek daha kolay ve genelde maalesef kolayina kaciliyor bence tarifler verilirken. Bunu vurgulamak istemistim.

Yani en azindan bir hissiyat olmali miktar konusunda-3 bardak mi, 5 bardak mi? Arada dunya kadar fark var. Belki 3 ile 3,5 bardak arasinda o kadar fark yok ama 3 ile 5 arasinda var.

Ayrica unun cinsi ile ilgili de hicbir bilgi goremiyorum. Miktarini gectim. Anladigim kadariyla unun cinsi, protein muhteviyati, sifted olup olmamasi bile cok farkediyor.

Dalgic dedi ki...

Ben annamam kardis... Aldigi kadar un diyen tarife yaklasmiyom ben. ;)

gunebakan dedi ki...

vallayi ben de senelerce aldigi kadar un diyen tariflerden uzak durdum. ben muhendisim kardesim, muallakta ifadelerle ise girisemem. elimde kesin veriler olmali. onceden isitilmis firinda ustu kizarana kadar pisirin der mesela, cok gerilirdim, ne kadar isitilmis, kac dereceye koyacagim, ne kadar bekletecegim?
ayrica su bardagi der, kac cc'lik su bardagi?
sonra yapa yapa, pek cok zayiat vere vere bi karar tutturdum. oyle sifted mifted anlamasam da artik kafadan tarifler sallayabilir hale geldim. aldigi kadar unun, kekte ne demek, kurabiyede ne demek, pogacada ne demek oldugunu az cok anlayabiliyorum. lakin bu hale gelebilmem, oncelikle su anda 6 yasini bitirmis olan bir kuzuyu buyutmek, sonra da kafa kagidindaki yasimin 34'u bulmasi gibi bazi asamalardan gecmemi gerektirdi...
annee kek yapaliiim dedi mi akan sular duruyor mesela. takiyoruz onlukleri, etrafi biraz una muna buluyoruz ama olsun, pek guzel seyler cikariyoruz ortaya.
diyecegim bircok kere ortaya takoz gibi kekler, kurabiyeler cikarmadan olmuyor bu isler. haa yine de gonlum hep tam olcu veren tariflerden yanadir, onu da belirteyim...

Unknown dedi ki...

Aldığı kadar un kaç bardak?