Cuma, Şubat 08, 2008

İpin ucu

Tufan Türenç-Hürriyet

İpin ucu iyice kaçmaya başladı


AKP iktidarı istediği kadar türbanı serbest bırakmasının gerekçesini "temel hak ve özgürlükler" diye takdim etsin.


Tüm dünyada bu adımlar, Türkiye’nin İslamlaştığı, Batı değerlerinden uzaklaştığı şeklinde algılanıyor.

Yaşadıklarımız siyaset, bilim ve sanat çevrelerinde, "Yoksa Atatürk’ün laik, demokratik cumhuriyeti, AKP’nin İslam cumhuriyetine mi dönüşüyor?" diye yorumlanıyor.

Cumhuriyet Gazetesi’nin Hollanda muhabiri Yusuf Özkan, yaşadığı bir olayı anlatıyor.

Meslektaşımız kafasını dinlemek için Almanya’da kar altındaki bir dağ kasabasına gidiyor.

Kaldığı otelin barında, tıbbi toplantı için değişik ülkelerden gelen ve hepsi doktor olan bir grupla karşılaşıp sohbete başlıyor.

Türk olduğunu öğrenen bir doktor, meslektaşımızın elindeki bira bardağına bakarak, "Türkler alkol kullanıyor mu? Yasaklandı diye biliyorum" diyor.

Meslektaş, "Yok öyle bir şey" diyor ama Alman doktor ısrarla, "Yasak, yasak... Ben biliyorum" diyor ve anlatmaya başlıyor.

Geçen ekim ayında Ankara’da düzenlenen "Acil Kongresi ve Ambulans Rallisi"ne katılmış.

Ankara Sağlık Müdürlüğü’nün düzenlediği kongrenin açılış kokteylinde alkol ikram edilmemiş.

Konuk doktorlar, garsonlardan içki istemişler ama "Bize talimat verildi, alkollü içki servisi yapılmayacak" yanıtı almışlar.

Bunun üzerine doktorlar, "Siz getirin, biz kendimiz öderiz" demişler.

Garsonlar ezile büzüle şu yanıtı vermişler: "Her koşulda alkollü içki servisi yasak."

Türk doktorlar bakmışlar durum tatsız, Sağlık Müdürlüğü yetkililerini ikna edip sadece yabancılara içki servisi yapılmasını sağlamışlar.

* * *

Belki okumuşsunuzdur. Birkaç gün önce RTÜK, TV’deki filmlerde, dizilerde ve bütün programlarda içki görüntüsünü ve diyaloglarını yasakladı.

İçki görüntüleri mozaiklenecek, diyaloglarda içki yerine meyve suyu, kola ve gazoz denilecek.

Bunu yapmayan kanala ceza verilecek.

1 Nisan’dan itibaren spor kulüplerinin sosyal tesislerindeki bar ve lokantalarda da içki servisi yasaklanıyor.

Futbol, tenis, deniz sporları, eskrim, dağcılık aklınıza ne kadar spor kulübü gelirse tümünün lokallerindeki lokantalar bu kapsama giriyor.

Büyük olasılıkla spor kulüplerinin sosyal tesislerindeki bar ve lokantalar kapanacak.

* * *

Geçtiğimiz hafta Hindistan’ın Haydarabad Kenti’nde Uluslararası Cüzam Kongresi vardı.

Kongreye dünyanın her ülkesinden uzmanlar katıldı.

Türkiye’den de Prof. Türkan Saylan vardı.

Bakın neler anlatıyor:

"Katılımcıların çoğunu tanıyorum. Beni her gören yanıma geliyor ve ’Türkiye şeriata mı gidiyor? AB’ye girmeyecek misiniz?’ diye soruyor.

Ne yapacağımı, ne diyeceğimi şaşırdım. Kan beynime çıktı ve türbana destek veren Bahçeli’ye bir mektup yazdım."

Bundan kısa bir süre önce TBMM Dışişleri Komisyonu heyeti İran’a gitti. Heyette CHP İstanbul Milletvekili İlhan Kesici de vardı.

İran’dan döndükten sonra Kesici’nin değerlendirmesi düşündürücüydü:

"Bizdeki türban şekli İran’da bile yok. Serbest görüntüler var. Kadınlar modern kıyafetler giyiyorlar ve başlarının yarısı açık. Acı ama bu konuda bizden ilerideler. İran’daki İslam rejimi bile bunu kabul ediyor."

Demek ki bizimkiler Mollalar’ı bile geride bıraktılar.

3 yorum:

Aymen dedi ki...

Türkiye, bazı kesimler için kabullenmesi zor olsada müslüman halkın çoğunlukta yaşam sürdüğü bir ülke. Kimse kimeyi yok etmeden, zorlamadan, baskı altında tutmadan, dil, din, ırk ayırımı olmadan, demokrasi ve cumhuriyet çatısı altında, eşit şartlarda yaşam hakkı sağlanarak paylaşımlar oluşsa kimin kimle derdi olabilir.

YesilErik dedi ki...

O bazi kesimler kimler bilemiyorum. Turkiye elbette musluman bir ulke. Ikinci cumlenize de katilmamak olanaksiz, ancak yukarida gecen haberler bunun tersine bir gidisat oldugu yonunde.

Elif dedi ki...

Araplar acilmaya calisiyorlar, biz Arap kiyafeti giyecegiz diye kendimizi yerden yere atiyoruz. Sonunda yer degistirecegiz galiba! Ustelik bir de birbirlerine bizi gosterip: Turkiye olmayalim, Turkiye oluruz haaa filan deyip korkacaklar!

www.elifsavas.com/blog