Pazartesi, Haziran 25, 2007

Köpükümsü

Battı balık yan gider. Bugün de ıvır ve de zıvır, sabun ve de köpüğü şeylerle günü ezdim. Bir de üstüne bloga yazı yazayım tam olsun dedim.

Günler bir koşuşturmaca içinde geçiyor. Annem geldi ve gitti. Bu hafta Kayın Erik ailesi geliyorlar. Sayılı gün dediğin şıp diye geçiveriyor böyle.

Şehrimizde ufak çaplı ünlü olmuşuz. Geçen Cumartesi ikinci gösterimize çıktık. Hatta daha sık çıkabilir miymişiz şeklinde teklif aldık. Bilemiyorum. Epey vaktimizi alıyor aslında bu iş ve bir yerde bir sınır çizmek gerekiyor. Ayrıca oyuncu arkadaşların pek çoğu yazın şehir dışında oluyorlar. Geçen hafta tam üç akşam prova aldık. Yeni bir kız ekibimiz var. Onların ilk gösterisiydi. Pek de heyecanlıydılar :) Güzel oldu ama... Hatta hızımızı alamayıp bir tane de müesseseden şeklinde bir kere daha oynadık. Sanırım oynadığımız oyununun Karşılama olmasının da payı var bunda.

Böyle böyle. Bu aralar halk oyunları, okul ve ev şeklinde geçiyor zaman. Haftalardır sinemaya gitmediğimizi farkettik, Shrek rezaletini saymazsak. Yemek de yapamaz olduk. Geçen hafta sonu gene halı temizleyicileri çağırdık. Daha doğrusu tek bir kişi geliyor. Gene bizi görünce niye bu kadar çabuk çağırdınız beni dedi adam gülerek. Biz de evin geri kalanını temizlemen için dedik. Ev eve benzedi gerçekten. Sonra o hızla gidip kendimize yeni bir elenktrilünk züpürgesi neyin aldık. Hani şu süper teknolojik olup çekme kuvveti hiç azalmayanlardan, ismi lazım değil, resmi yanda. En çok da kendi başına ayakta duranlardan değil de böyle kedicik gibi kuyruğundan çekince gelen modellerinden aldığımıza sevindim. Nedense burada öyleleri pek makbul değil. Buradakilerin belleri kalastan mıdır nedir.... Şahsen ben meğer ne çok yoruluyormuşum ve belimi zorluyormuşum bir ev süpüreceğim diye. Şimdi tam heves durumları, habire ev süpürmek istiyorum. Tek bir kırıntı görmeyeyim, valla affetmiyorum. Bu arada OHA dedim, ne kadar pahalılarmış TR’de...

Türkiye biletlerini de sonunda aldık. Yıllardır Ağustos’ta uçmamıştık. Fiyatlar inanılmaz derecede astronomik geldi. Ama aldık tabii mecburen.

İlk istikamet Kore. Sonra buraya dönüş, sonra TR’ye gidiş. THY ile gitmek istedik aslında ama bir şekilde Seoul’den İstanbul’a uçamadık. Ne halt varsa bizim gideceğimiz tarihlerde, o uçuşta bir türlü yer açılmadı. İst. aktarmalı gideceğimiz için oy da verebilecektik ne güzel. Olmadı. Sağlık olsun. Gelişmiş bir ülke olaydık insan gibi gidip konsolosluklarda oyumuzu verebilirdik. Geçti borun pazarı, sür eşeğini Niğde’ye diyorum. Belki gelecek seçimlerde? Umut dağın arkasında...

Şimdiden tatil havasına girdik. Nedense Kore kısmı değil de Akdeniz kısmı heyecanlandırıyor seyahatin Erik’le ikimizi. Nedense :P Güneş kremini bile şimdiden aldık. Bir de benim acilen mayo almam lazım. Buradaki mayolar mı başarısız, kesimler mi bir değişmiş anlamadım. Bir şekilde olmadı buradakiler bana. İyisi mi TR’den almak. Yoksa haşema mı alsam :P:P

4 yorum:

Butejoy dedi ki...

meraba,
yurtdışında yasıosun sanırım,,,
eer orda doğduysan yada çok küçük yasta tr'den ayrıldıysan hala ülkenın siyasetiyle ilgileniıosun oldukça entersan..
zira yurt dışındakı akrabalara bakıorum da ne oraya aitler nede buraya...tr hakkında en ufak bi fikre sahip deiller..kumsal denız vs..tüm tr bilgileri bu...
tebrık ediorum yanı kısaca...

yok ki dedi ki...

ben de yeni aldim o supurgelerden. 'canister' diyorlar bu modele. dedigin gibi nedense pek makbul degil buralarda, anlamis degilim. ben de supurgeyi alir almaz evi supurdum, oylece kaldi, bakalim bir daha ne zamana elim deger supurgeye :)

bu arada ben de agustosta Turkiye'ye gidecegim. gecen sene de ayni vakitte gittigimde sicakti, haberiniz olsun sicak olacak, cok sicak!(buradaki klimali hayata ne kadar alistigimizi anliyor insan).

gezilerde bol keyif ve aksaklik olmayan yolculuklar diliyorum simdiden.

gezicini dedi ki...

asevgili yeşilerik
dyson marka elektrik süpürgesi bi ara pek bi modaydı bu civarda. hala var mı bilmiyorum. tek hatırladığım pek pahalıydı.
bu arada, biz bozkırdakiler halen bikini/mayo giyiyoruz. yani yok bi değişiklik bu civarda.
sevgiler
gorki

Meltem Sozer dedi ki...

Ben ilk halk oyunlarıyla ilgili deneyimlerimi Amerika'ya geldikten sonra yaşamıştım. Ama talihsizliklr nedeniyle hiç saheye çıkamadım :) Yine de çalışmalar çok eğlenceliydi.