Perşembe, Mayıs 31, 2007

Domestik günler

Sıkıntı ve muz kabuğu durumlarında beklenmedik gelişmeler olmakta. Ne düzeldi ne düzelmedi tam belli değil ama hava yumuşadı. Gerisini gelecek gösterecek. Karamsar yaklaşmak istemiyorum. Daha çok temkinli diyelim, öyle bir havadayım.

Dün de bugün de ıvır zıvır bir sürü iş yaparak geçti zaman. Asıl yapmam gereken iş hariç ne varsa yaptım denilebilir. Temizlikçi kadına çek yaz. Mobilyacıyı ara, ne zaman gelecek bizim parçalar diye gün ayarla. Halı temizleyicileri ara, randevu al. Doktor randevusu bir seminerle çakıştığı için iptal et, yeni randevu al. Tatilde gidilecek yer araştır. Anneme uçak bileti al. Bunun gibi başka bir sürü şey. Tek başına bir halt değiller, ama alt alta yekün tutmaktalar. Bırakın len diyorum şu yekünü bırakmıyorlar :P

Burada yaşadığımızdan beri ilk kez temizlik için birilerini tuttuk. Güvenilir bir kadıncağız. Epey de bir gevezece. Sabah geldi, 20 dk nonstop konuşup ailesinin kütüğüne kadar anlattı. Evden sersem gibi çıktım. Neyse, mutfak korkunç durumdaydı, orayı temizlesin istedik önce. Buzdolabını filan çekti. Arkasındaki toz miktarı epey bir coşmuş… Çöp kutusundan tost makinesinin içine kadar temizlemiş kadın. 4 saat sürdü diye gündüz arayınca inanmadım önce. Bakh Amarıga’da da böyle oluyor demek ki bu temizlik işleri filan diye bi bıkbıklandım filan. Ama sürer hakkaten yaptıklarına bakınca. Şimdi ayda bir gelecek. Daha önce temizliğe kimse yardım etmediği için pek bir rahat geldi bana bu durum. Çok pis alışacağım, öyle görünüyor.

Ayrıca ilk kez profesyonel halı temizleyici kiraladık. Daha önce kendimiz makine kiralayıp yapıyorduk ama bizimkisi hakkaten yalanmış. Gelen adam daha önce temizlettiniz mi diye sordu. Biz de evet biz makine kiraladık deyince resmen güldü suratımıza. Bu hem çok kısa sürdü, hem de gerçekten daha etkili bir temizlik oldu. Halının gerçek rengi ortaya çıktı. Salon ve yemek odası en kötü durumdaydı. Hayır en kötü değil, rezalet durumdaydı. Şimdi yatak odaları için de çağıracağız. Yatak odaları bir nebze daha iyi durumda. Ama olsun. Aşırı pahalı da değilmiş. Uğraşmaya değmez.

Bu hafta sonu da buradaki bir Türk restoranında halk oyunları ekibimizin bir gösterisi olacak. Hani şu yeni açıldı, gittik, yemeklerini beğenmedik, bir daha herhalde gitmeyiz diye bahsetmiştim daha önce. Eh, elbette bir defa daha gittik... Restoranın işleri iyi. Yabancılar, yani Amerikalılar çok seviyorlar. Hakkında genelde iyi eleştiriler çıkıyor yerel basında. Grup için çok iyi olacak. Hem tecrübe edineceğiz, hem de kıyafet almak için para kazanacağız. Kendi yağımızla kavrulacağız yani. Tabii gelenlere de Anadolu kültüründen bir kesit sunacağız. Elimizden geldiğince. Daha güzel birşey düşünemiyorum. Yok, aslında düşünebiliyorum. Bir canlı müziğimiz olsaydı ne iyi olurdu diye düşünmekten vazgeçmeyeceğim sanırım. İnşallah yeni oyunumuzun bir kısmını canlı müzikle oynayacağız. İki yıl önce Kapalıçarşı’dan bir darbuka alıp getirmiştim buraya. Folklorcu adamın evinde lazım böyle şeyler diyerekten… Çalmayı da öğrenmek istiyordum ama olmadı. Netekim, gün geldi lazım oldu işte. Darbuka çalan bir arkadaş çıktı. O çalacak biz de oynayacağız. Dediğine göre fena ses de vermiyormuş bizimki…

Günün menüsü: Akşam halk oyunları çalışması olduğu için belki Panera Bread'den yağlı bir yarım sandviç veya tuzu fazla kaçmış çorba veya sosu fazla koyulmuş, ucuz parmesan peynirli sezar salatası. Böğğk!

5 yorum:

Alp&Ege'nin annesi dedi ki...

Datca-Aktur'a gelin, aci kahvemizide icersiniz...Buzlu sarap icin söz veremiyorum :((...

ycurl dedi ki...

Darbuka ha :) Genelde vurmali calgilari calmanin strese iyi geldigini soylerler. Bu arada sizin civarda kac tane Turk lokantasi oldu. Zaten bir suru vardi :)

ne yazdı ne yazamadı dedi ki...

yeşilerikcik burda yeşil erik sezonu kapanmak üzere. ilkini yediğim günden beri aklımdasın.soylemek istedim. sevgiler.

Elif dedi ki...

Ben neden burayi okumamisim ve linklememisim? Hayret birsey!

Yillar once folklor oynamistim ben. Keske yine imkan olsa...

www.elifsavas.com/blog

YesilErik dedi ki...

Islerim yogun bu ara. Ve sosyal hayatim da hic olmadigi kadar hareketlendi. Oylesine bosladim ki blogu gelen tatli yorumlara cevap yazamadim. Lutfen kusuruma bakmayin. Yorumlari beni cok mutlu ediyor.

Alp&Egenin annesi, cok tesekkurler nazik davetin icin :) Insallah iceriz bir gun kahvenizi. Oyle gorunuyor ki Datca tarafina gitmiyoruz galiba bu yil.

Ycurlcum, iki taneye indi Turk restoranimiz. Bir tane de sahibi Lubnanli olan ama Turk yemekleri yapan bir yer var. Eskiden sahibi Turk'tu.

Yazar hanimcim, sagol beni hatirladigin icin :) Sana da sevgiler.

Sevgili Elif, ben de seni bir suredir takip ediyorum ve yazdiklarini begeniyorum, sessizce de olsa. Ben de seni ekleyecegim baglantilarima. Sevgiler.
ps: buraya gelirseniz alalim hemen sizi ekibe ;)