Çarşamba, Mayıs 09, 2007

Birikenler...

Once yediklerimden baslamaliyim elbette.

Su yanda gormekte oldugunuz kazandibini kisin TR'ye gittigimde lupletmistim. Yer: Kanyon, Saray

Efenim, sirada ikinci olarak suboregi geliyor. Gecenlerde gene bir Boston Lettuce yapmistik. Orada guzide bir Turk restorani acilmis. Yok yoktu menude valla. Biz kahvalti icin gitmistik. Klasik Turk kahvaltisi tabagi da vardi. Ama ben elbette suboregini tercih ettim. Top top et olmustur coktan.

Sonra bir Afgan restoranina gitmisiz. Aman Allah, superdi yemekler. Bu simdiki Afganist. Bask.nin kizkardesinin restorani miymis neymis. Bu gereksiz bilgiyi de vermek zorundaydim nedense. Yemeklere donersek, biraz Hint havasi da var, biraz Iran, dolayisiyla bizim yemeklere de biraz benziyor. Hele bir pirzola vardi, muhtesemdi. Eger gitmek isterseniz, direk onu ismarlayin derim. Bir de tatli kabakli ve kiymali/ yogutlu bir yemek vardi. Inanilmazdi. Tatli kabak ve kiymayi birlikte dusunmek biraz garip gelse de tadi cok uyumluydu. Hatta bir ara evde denemek istiyoruz bu tarifi. Restoranin ismini vermiyorum, oldukca bilinen bir yermis Lettuce civarlarinda. Science Museum'a cok yakin, oyle bir ipucu vereyim.

Lettuce'de Harvard Sq'e de gittik. Havanin tek iyi oldugu gun. Oradaki dukkanlar da pek entel dantel. Sokakta gezinen insanlarin cogunda da oyle bir hava sezdim. Cogunda gozluklu iseler bir kare cerceve olayi goze carpiyordu. Midwest'te pek gormedigimiz seyler bunlar. Neyse. Oradaki gurme dukkanlardan birinde gezinirken sunlari gorduk. Sour cream/onion'li cekirgeler ve mexican spice'li larvalar. Hayir, almadim ve tadina bakmadim bunlarin. Gelgelelim, bin pismanim. Icimde bir Anthony Bourdain ruhu olmadigini anlamis bulunuyorum. Anthony Bourdain'i pek severim. Eskiden Food Netw'te A Cook's Tour diye bir programi vardi. Yilan likorunden tut da haslanmis iguanaya kadar yemedik sey birakmamisti. Anlatimi da kendine ozgudur. Biraz ukala ama akici ve yer yer esprili. Simdilerde Travel Channel'da bir programi var, No Reservations diye. Ayni kanalda Bizarre Foods diye baska bir program daha basladi. Baska bir deli, onune ne gelirse yiyor. En son izledigimde bu pasifik adalarindan birinde bir agacin govdesinden cikarilan solucanlari yiyordu. Harbi biraz mide bulandirici. Ama yerel bir 'delicasse' imis. Isin komigi adam da pek lezzetli buldu bu solucanlari. Neyse. Ben de ancak bu kadar yaklastim sanirim bu bizarre food olayina kendi capimda. Fotograflarini cekerek :P

Son olarak, gittigimiz su Kelebek odasindan bahsedecegim. Aslinda bahsedecek cok fazla bir sey de yok. Kelebekler cok ama cok tatliydilar. Renklerine ve narinliklerine hayran olmamak elde degil. Yalniz iceride asiri nemli ve sicak bir ortam vardi. Birkac dakika icinde kurdesen dokmemek icin ozel bir caba sarfetmek gerekiyor. Tabii bunda her kelebegin pesinden kosturup fotografini cekmeye calisma maymunlugunun getirdigi bir ter atma da pay sahibi. Ozellikle mavi kanatli olanlar pek yuz vermediler. Ama en guzelleri de bence onlardi. En guzeller, belki de o yuzden en nazlilar. Mavi kanatlilari yakalayamadik ama su ciftlesir gibi gorunenleri fena bastik.

6 yorum:

ycurl dedi ki...

Kazandibi resmi ile su anda beni buyuk bir yikima ugratmis durumdasin :) Gecenlerde hazir kazandibi paketlerinden denedim ama olmadi. Bir de ustune dondurma koydurarak ye oylesi de cok lezzetlidir.

Açalya dedi ki...

Bana kazandibi demeyiiiiiiinnnn. Neyse yutkundum gecti :)
Seyahatte yenen yemekler bir baska oluyor, daha lezzetli oluyor degil mi?
A. Bourdain'i ben de cok severim, kose bucak restoranlarina girer falan, iyidir yani. Gecen CNN'de konuk oldu bir habere, balik restoranlarinda pazartesi asla balik ismarlamadigindan bahsetti falan, haftasonu kapali oluyorus balik halleri, Pzt'ye kalan balik ta Cuma'dan kalan baliktir, yemeyin diye ogut veriyordu, oyle aklima geldi...
Discovery Channel'daki Man vs. Wild'i, Bear Grylls'i izler misin bilmiyorum (biz takipcisiyiz), o da dogada ne bulursa yiyor falan, kayalarin altinda solucan arayip buluyor, karincalari kafasindan koparip yiyor falan, baliklari canli canli ayilar gibi parcalayarak yiyor, gecenlerde taze fil bokunun sularini boyle agzinin kenarindan akita akita icti, neymis colde susuz kalinca bu en iyi su ve besin kaynaklarindan biriymis falan...
Neyse, kazandibi muhabbetinden sonra pek ic acici olmadi bu, vehasil guzel gezmissiniz, yemis icmisiniz.

Alp&Ege'nin annesi dedi ki...

Bence iyi ayrintiya girmen. Afgan restauranti ile basbakanlari'nin kizkardesinin Dunya Bankasi'nda calismadigini da ögrendik. Benim aklim yedigin suböreginde kaldi...
Sevgiler Isvec'ten...

Meltem Sozer dedi ki...

Yemek konusuna hiç girmeyelim hamile iştahı akla zarar bir durum :) Ben de bir ker kelebek müzesine gitmiştim. Ne kadar çeşitli ve güzellerdi.

yok ki dedi ki...

kazandibi, su boregi :(

neyse ben kelebek muzesinden bahsedeyim.
kelebekler uzaktan cok guzel gorunse de her halukarda benim icin bocek sinifindalar. mumkunse bana konmasinlar, seyirleri bana yeter.
fakat illa ki koluma bacagima konsun, fotografini cekeyim istersen kokulu nemlendirici surun. kokuya geliyorlar ve uzerinden gitmek istemiyorlar :)

tavsan dedi ki...

Kelebek odasi Boston Bilim muzesinde olan mi? Biz girmedik o kisma - daha once Iskocya'da gezmistik bir Kelebek dunaysi cunku - ama muzenin geri kalani superdi. Insanlar cocuklariyla geliyorlardi paso. Ben de anne-babamla gitmek isterdim ornegin, cunku gayet guzel orneklerle acikliyor bircok seyi. Ornegin bir bilgisayarda case-study turu birsey yapmislar rontgen konusunda. Bastan seciyrosun boyle hangi durumu incelemek istedigini; orn. 55 yasinda oksuren bir kadin, 20 yasinda sigara icen bir adam (tam hatirlamiyorum ama buna benzerdi) ve ciger rontgenlerine bakiyorsun. Coktan secmeli sorulari yanitlayarak hem egleniyor hem de ogreniyorsun durumu.

Kazandibi, su boregi konularina ise hic girmiyorum bile bak, gormemis sayiyorum. :)