Çarşamba, Nisan 04, 2007

Rakıyı savunmak

Ece Temelkuran’ın bugünkü yazısını gördünüz mü?

Gelgelelim, bu ‘tehlikenin farkında olmak’ değil de nedir?

Başıma ağrılar giriyor. Aynı şeyleri görüp neden bir araya gelemiyoruz bir türlü?

5 yorum:

Aslı dedi ki...

Evet o gün okudum ve çok beğendim. Ama o günden sonra beni bir sıkıntı sardı, sıkıntılı ve heyecanlıyım gelecek hafta için. Siyah giyer olmuşum onun farkına vardım. Zaten korktuğum şey olursa bizi de siyah günler bekliyor.

Bir dahaki hafta Ankara'da olmak için neler vermezdim.

fethiye dedi ki...

daraliyorum ki ne daraliyorum.

Alp&Ege'nin annesi dedi ki...

"Basörtulululerin zulum gördugunu" iddia ettigi kismi tam anliyamadim. Kendisinin diger yorumlarina katiliyorum...Tehlikenin geldigini diger aydinlarin da görmesi dilegiyle...

Eti dedi ki...

Ilimli Islam ulkesi Turkiye, artik adimiz resmi olarak Laik ulke degil Islam ulkesi olmus zaten, inanilmaz, ne kadar da merakliyiz herseyin adini koymaya.

Oya Kayacan dedi ki...

Hani kararın kadeh kaldırılarak kutlandığı Salacak Sahili var ya... Erkeklerde Takke & Cüppe & İslami Sakal, kadınlarda Çarşaf & Türban görüntüleriyle çalkalanıyor. Daralmak ne kelime Fethiye'ciğim, soluksuz kalıyorum, tıkanıyorum.
Durun bakalım başladıklarını bitirecekler mi ama Boğaziçi Köprüsü'nün ayaklarını da türbe yeşiline boyamaya başladılar. Alıştıra alıştıra, benim gibi birilerinin dikkatini çekip iyice yaygara edilmezse, yakında köprünün duruşu da içler acısı olacak.