Perşembe, Nisan 27, 2006

Obez yazi

Teknik birtakim arizalardan dolayi isim bugun biraz aksak gitmekte. Oglen 3’u ettik. Kendime bir latte aldim cikip. Kahveyi azalttim gibi biraz ama bu saatlerde fena bastiriyor bazen uyku. Kahvesiz olmuyor o yuzden.

Dun aksam eve donus yolunda karnimiz zil calarken ne yapsak da cabucak yesek bir seyler diye fikir yuruttuk. Ben yarim tavuk almistim. Onu ya firinlayacak ya da mangala atacaktik. En az bir saat demekti butun bunlar da. Bir kac gun ustuste disaridan hicbir sey yemeyince bunyemizin, daha dogrusu midemizin bize ihanet etmedigini gorup sevinmistik. O yuzden olsun, bir saat sursun diye ikna ettik kendimizi. Sonra eve geldik. Posta kutusunda bir not vardi. Beklediginiz paket postanemizdedir, Monday thru Friday 8am-7pm seklinde alabilirsiniz diye. Saat 7’ye ceyrek vardi. Ben gidip aliyorum hemen dedi Erik. Ben de ama tavuk, ama yemek, hani hazirlayacaktik vs derken seytana uydum, e hadi dedim ben de geleyim, ordan da disarda yeriz bir seyler. Paketi aldik. Ordan da civardaki zincir restoranlardan birine gittik. Epey oldu o tur yerlere gitmeyeli. Menuye bakinca neden gitmedigimizi birdenbire hatirlayiverdim zaten. Hicbir sey cekici gelmedi, o kadar ac olmama ragmen. Bir steak restoranina gittik, ne akla hizmet ettiysek o an. Neyse ben ribeye soyledim, Erik t-bone soyledi bir tane. Gene miktarin azizligine ugradik. Ben ismarlarken 12 oz’un 400 g’a yakin oldugunu dusunememisim. Hayvan gibi buyuklukte bir et geldi onume. Kendimi bir an Tas Devri’ndeki Vilma’yla yer degistirdim sandim. Etin lezzeti gayet siradandi, bir sure sonra A1 steak sauce ve Heinz 57 eslik ediyordu o yuzden. Len, bu soslari ben marketten alip kendi yaptigim etin ustune de dokerim evde. Hem ben bu etin alasini yaparim lan evde dusunceleriyle etimle bogusmaya devam ettim. Resmen bogustum, zira etin yarisina yakini yag idi. Midem bir kalkti zaten ordan. Goz gore gore de yutmadim o yaglari haliyle. Erik’inki fena degildi gene. Lezzeti yerindeydi hic olmazsa. Gerci o bile fazla yagli geldi bize. Yemegi yerken etrafa biraz bakindik. Butun pencereleri jaluzilerle kapatilmis, deyim yerindeyse “ortam yaratilmis” bir mekanda olunca insan etrafindakileri incelemeye basliyor bir sure sonra. Bir kere servis yapan garsonlarin hepsinin gotu kocamandi. Sonra masalara soyle bir goz gezdirmeye basladim. Insanlarin onune koyulan porsiyonlarla 3 kisi falan rahat doyar. Ayrica istisnasiz her masada obez bir kisi oturuyordu. Dev insanlar, dev porsiyonlar, kapali jaluziler derken bastilar bize biraz. Eee, tatli ne varmis diye sirittim Erik’e. Masada duran tatli menusune baktik. Ne tatlisi olursa olsun ustune koca bir parca krema kondurulmustu bir kere. Onsuz yenmiyor ya tatli, geri gidiyor. Neyse kremasiz bir seyler vardi. Apple pie gibi bir seyler. Tabii ki ikimiz icin bir adet soyledik. Gelen apple pie kizartilmisti. Ustune de koca bir top dondurma koyup kirmizi ne idugu belirsiz bir sosla sekil yapmislar. Biraz yedik, ben zaten uc lokmadan sonra tatli komasina girdim. Garson kiz yanimiza gelip neseyle how was it dedi. Ben de uuuhm, sweet? dedim. Yeaaah, it’s very filling the bilmemne dedi. Tatlinin adini hatirlayamiyorum simdi. Boggghk seklinde ciktik sonra oradan, evimize donduk. Gece de tabii hazim sorunu yasandi. Valla sadece haftada bir boyle yesek obez de oluruz, kolestrol de tavana firlar, seker de. Birisi bu insanlari omuzlarindan tutup sarsmali, lezzet elde etmek icin illaki tereyagina banip seker koymaniz gerekmiyor her seye. Durun! Yemeyin bu kadar, ihtiyaciniz yok ki, oldureceksiniz kendinizi diye. Bu kadar zaman sonra buranin dev porsiyonlarina, obez insan goruntulerine alistim saniyordum, alismamisim meger, ama iyi yapmisim valla.

5 yorum:

Mert Ulas dedi ki...

Yok alisilacak gibi degil zaten, ben en cok obez cocuklari gordugumde uzuluyorum :/

Turkiye'deyken tabagimdakini bitirme aliskanligim vardi, burda onu kokten sildim, doydum mu-sevmedim mi-agir mi geldi, hemen birakiyorum, biliyorum o yemekle ac kac insan doyardi ve ne kadar buyuk bir israf ama kendi sagligim elden gidicek aksi takdirde.

crystalsdreams dedi ki...

yok bence de iyi yapmışın alışmamakla..ben amerikaya sadece turistik amaçlarla gelip 15 gün kaldığımda gördüğüm porsiyonların şaşkınlığını 2 ay falan üzerimden atamadım..Orada yaşayan arkadaşlarımızla gittiğimiz bi restoranda bana gelen 1 porsiyon eti yiyemeyince ben, paket ettirmiştik,sonra o paketten 4 kişilik bir et yemeği yapmıştı arkadaşım evde..pes.ve yazık hatta o porsiyonları normalmiş gibi lüpleten insanlara!Ben, biz Türklerin çok yediğini sanırdım,yanılmışım:)

fethiye dedi ki...

iste, benim anlamadigim buranin insani TR'ye gidince "ay ne cok yiyorsunuz" diyebiliyor. Igne, cuvaldiz meselesini de anlamiyorlar nedense. Bizdeki cesit bollugu gozlerini dolduruyor tabii.

ama iste bu paketletip eve goturme isi beni oyle baymis durumda ki! Guney Asyalilarda yedigimizde bu durum yok neyse ki ve zaten onlar da normal boyutta insanlar genelde, malumunuz :)

O yarim tavugu yaptiniz mi bakim? :) Ha ben bi de iskembe corbasi tarifi bekliyorum halA...

vintage biscuit dedi ki...

iyimiş :)

YesilErik dedi ki...

Mert, cocuklarin durumu hakkaten icler acisi.

Crystal, iyiymis 4 kisilik yemek olayi. Lupleten insanlara yazik, ama bize de yazik, sasiriyoruz biz de bazen, cok yiyoruz.

Fethiye, ya unuttum iskembe tarifini (tabii ki). Yazayim bu aksam. Tavugu da yaptik, firinda, cok guzel oldu.

Biscuit, hosgeldin.