Çarşamba, Ekim 05, 2005

Orda bir koy var uzakta


“M.Ö. 50 yılı. Galya tamamen Roma işgali altındadır... Hemen Hemen... Yenilmez Galyalılar'ın yaşadığı küçü bir köy hâlâ kendisini savunmaktadır. Totoryum, Akvaryum, Toplantıyum ve Laudanyum kalelerinde yerleşmiş olan Romalı lejyonerler için hayat hiç de kolay değildir.”

Simdilerde boyle basliyor Asteriks maceralari.

Cocuklugumun vazgecilmez bir parcasi. Ben Oburiks’in Hopdediks, Buyufiks’in Hokuspokus ve Cacofoniks’in Dertsiziks oldugu Asteriksler’i okuyarak buyudum. Hatta okuma yazmayi sokmeden once rahmetli dedem bana okurmus, arada s1k1lip atladigi yerleri de “surayi okumadin!” diye gosterip kizarmisim. Cocuklardaki fotografik hafiza manyakliginin bir ornegi olsa gerek.


“İsa'nın dogumundan önceki 50 inci yıldayız. Romalılar bütün Galya ülkesini ele geçirmis,. Bütün Galya ülkesi mi? Hayır! Domuzuna Galyalı olan küçük bir köy düsmana diretiyor... Romalı askerlerin de pek rahatı yerinde degil. Etraftaki küçük düşman ülkeler sivrisinek gibi sokup duruyor. “


Bu giris yazisini defalarca okuyup, “Domuzuna” demekle ne demek istiyor diye dusunup cok defa dugum olmusumdur kucukken. HalitKivanc ve TevfikUnsi tercumelerinin gozunu seveyim. KervanYayinlari hardcover koleksiyonumu bir “arkadasa” kaptirdiktan sonra tekrar alevlenmisti Asteriks sevdam lise yillarinda. Galatasaray’daki sahaflardan almancalarini topladim bu sefer. Ve kimseciklere vermedim. Simdi de kitapligimda duruyorlar, gozum gibi bakiyorum onlara. Yenisi ciktikca ekliyorum koleksiyonuma. Gorunuse gore 33. macera 14 Ekim’de cikiyormus.

Asteriks’ten alintilara gunluk yasamda hala cok basvurmaktayim. En cok “Die spinnen, die Roemer”, yani “Romalilar cildirmis olmali”’dan yola cikarak, her elime aldigim cicek buketini koklayip, Hopdediks’i taklit ederek “Asksiz hayat, ne kadar da bayat” demeyi, yuz kizarikligi durumlarinda “Mavi boncuk oldunuz, siz de kirmizi fener” demeyi, tembel bir gunumdeysem, sarhos ve tembel Romali lejyoner gibi “Once bugun bu tasin yarisini supureyim, yarin obur tasin obur yarisini supururum, olmazsa, amaaan napiim, ben de yatar uyurum” demeyi, cok oburluk yaptiktan sonra Sef Toptoriks gibi “Ve peynir yediklerimi eritir” demeyi, balik carsisinda gezerken “Derya kuzusu bunlaaaar” bagrisiyla Palamutiks’i hatirlamayi cok ama cok sevmekteyim. Napiim, boyle cok daha anlamli ve eglenceli geliyor hersey.

Bu baglamda birkac da link veresim geldi:

http://www.asterix.tm.fr/

http://www.asterix-obelix.nl/manylanguages/asttitel.html

http://www.comedix.de/funmore/grusskarten/index.php

5 yorum:

Adsız dedi ki...

off yeşilerik ya patlatmissin gene bitane senin yazılardan...sana inanamıyorum...gercek kose yazısının en kalitelisi tadında olmus bu da (ben gecen gunku anonymous belki hatırlarsın artık bi kimlik alıcam bu gidişle)...bayıldım...yani ne desem nasıl anlatsam beğenimi...bosver anlatamıycam nasolsa...sadece o bilindik harita bugune cuk oturmus demekle yetinecegim...harikasın...yazmadığın gunler suratım asılıyor..." aaaaaaaa bugun birşey yok" "mızıktı" tonlaması...not:asteriksleri turkce okumadığıma yandım fena halde.
sevgiyle kal

xtra dedi ki...

hayal kurmayı ve sevdiklerini bu dünyanın içine davet etmeyi seven insanları ben de severim
açıkçası sevdim sizi :)
ne de olsa sevgisiz hayat ne kadar da bayat di mi efenim...

ev cini dedi ki...

Kervan Yayınlarının o koleksiyonu bizde mevcut. Sevgili kocamın çocukluğundan kalan en güzel şey. Biraz eskimiş, sayfaları ayrılmış ama ben tekrar tekrar okumaktan kendimi alamıyorum. Halit Kıvanç'ın tercümelerine bayılıyorum.

D dedi ki...

Ben de şölen sahnelerini unutamıyorum maceraların sonunda. Ağaçların altında tüm köy halkının toplandığı, hep beraber yiyip içtiği. Hep böyle bir sofrada bu iştahla yemeyi istemişimdir.

YesilErik dedi ki...

Sevgili anemoninimuous, yazdiklarimi begenerek takip etmene cok sevindim. Benim de bu blog sayesinde aldigim pozitif geri beslemeler gunumu aydinlatiyor hep. Sevgiler.

Sevgili xtralarge, sen de hosgeldin. Demek oyle yapmisim. Bilmiyorum, dusuncelerim boyleydi. Guzellikler paylasinca daha guzel, elbette boyle dusunuyorum, ama yazdiklarima ne kadar yansimis bu, onu kendim biraz daha zor analiz ederim sanirim. Tesekkur ederim soylediklerin icin.

Evcinicim, cok ozendiiiim. Gozumun onune arka kapaklarindaki kirmizi simli yaziyla yazilmis 5 lira, 10 lira, 20 lira yazilari bile geldi. Iyi bakin koleksiyonunuza, kimselere odunc vermeyin benim yaptigim gibi, aman diyim! Ben de HalitKivanc tercumelerini okumayi cok ozledim. Simdilik hatirlayabildiklerimle idare ediyorum iste.

Defnecim, ben de o solen sayfasina bayilirim. Hatta ilk gider o sayfaya bakardim nasil bir sofra kurmuslar, Dertsiziks’in basina neler gelmis diye. Kucukken bir de bu domuzun tadi neye benziyor diye merak ederdim. Artik biliyorum, o ayri :)