Çarşamba, Temmuz 20, 2005

Hasret

Sabah erkenden Erigi yolcu ettim. Is icin iki gunlugune sehir disina cikti. Iki guncuk, ama istemedim hic gitsin. Arabayi aldi, el salladim arkasindan, ama su dokmedim. Kapiyi kapattim, odaya gidip uykuma geri donmeye calistim sonra. Pek olmadi. Aklima babacigi bicimsiz saatlerde seyahatlerine ugurlayislarimiz geldi. Bazen gece yarisi trenini yakalamak icin bizimle aksam yemegi yiyip gece 10.30’da bi taksiye atlayip Haydarpasaya giderdi. Bazen Pazar aksamustu cikardi yola. Rotasina gore saatler degisirdi. S1k s1k ve uzun is seyahatlerine cikardi babacik. Memleketin her kosesini dolasirdi. Alo, bu gece Tokattayim, yarin Trabzona geciyorum, haftasonunda Artvinde olurum diye telefon acardi eve. Ben cok uzun konusamazdim. Annemle konusurlardi guzel guzel. Antepten fistik isterdik, Afyondan cezerye, Kayseriden pastirma. Bi Marastan dondurma getirememistir, zamane teknolojisi iste. Istanbuldaki hicbir mamulu begenmezdi babam. Alasini yerinde yesem ben de begenmezdim herhalde. Her yeni seyahate cikisinda ugur verirdim ben babama isleri rast gitsin diye. Tam kapidan cikmadan. Bazen unuturdum, hicbir sey soylemeden elinde valizi kapida beklerdi. Bir sure sonra gulumsemeye baslayinca anlardim ki unutmusum. Hemen odama kosup bulurdum bir seyler. Bazen en sevdigim silgiyi verirdim, bazen bir kolye ucu, bazen boncuk bilezik. Hemen cebine atardi ve yola koyulurdu. Biz de beklerdik onun donusunu. Hasret cok tanidik bir duyguydu bizim evde. Bugun farkettim ki pek bi sey degismemis. Hala tanidik geliyor, yerli yerinde duruyor hasret.

5 yorum:

yemekvebiz dedi ki...

allah tez vakitte kavustursun seni, sevdiklerinle
cok guzel yazmissin, benimde hayatim hep hasretle gecti :(

zeynep

tavsan dedi ki...

ne kadar huzun de olsa icinde guzel bir gulumsemeyle okudum ben yazdiklarini. guzel seyler yasamissin babanla diyorum haddim olmadan...:)
tez kavusasin Erige!

MERTCAN dedi ki...

Hiç doyamadım ki ben sevdiklerime , hep tadımlık kaldı , kavuşmalarım. Dünyanın kuralı bu dediler , ama hala avutmadı bu iki cümle beni.

Ne olurdu, ailemin yanında hep çocuk kalsam.Akşamları annem masal okusa , gece geç vakit babam üstümü örtse. Ben doyamamıştım ki daha onlara.

Şimdilerde çok,çok iyi bir insan olmaya çalışıyorum, annem , babam gibi.Merhametlilerin merhametlisine sığınıp ,ancak dayanabiliyorum, hasretlerine. Ve inanıyorum ki,kavuşacağız yeterki şu dünya denilen tadımlık alemden yüz akı ile bir çıkabilelim. O vakte kadar sabır ve doğruluktan Allah bizi ayırmasın. Bir anneden daha merhametli olduğu şüphesiz O Yaratanın bir çocuğun anne babasından hiç ayırması mümkün mü. Allah'ım ne olur beni hiç olmazsa cennetinde onlardan ayrıma, çünkü bu hülya ile ancak dayanabiliyorum bu karanlık dünyaya.

YesilErik dedi ki...

Tesekkurler Zeynep, Tavsancik, Mertcan. Bilmukabele. Allah herkesi tez elden kavustursun sevdiklerine. Eski gunlerimizden hic kopmayalim, yenilerini, daha guzellerini yasamak nasip olsun.

Jack David dedi ki...

no comment!