Çarşamba, Haziran 29, 2005

Dun aksam

Dun aksamustu MG aradi, ne pisireyim size diye sordu. Ben de hicbir sey dedim, hergun boyle yaparak bizi iyice simarttin zaten. Ben gelince yaparim bi seyler, dert etme. Sonra cikmadan Erigi aradim. Ben gelmiyorum, herhalde geceyarisina kadar burdayim, yiyecek bi seyler alip getirir misin hayatim dedi. Tabii dedim, organik marketimize gidip ona corba, salata ve sandvic aldim. Ac kalmasin canim, geceyarisina kadar guzel guzel yesin dedim. Torbayi eline verip canimi guzelce bir opup eve dogru yola koyuldum.

Eve geldim, MG’yle sohbet ederek dolaptan malzeme baktim ne yapabiliriz diye. Sonra haftasonu aldigimiz iki avokadoyu gordum. Guacomole yapmaya karar verdim. Yaninda da hindi kiymasindan hamburger. Sipsak bir tex-mex menusu olustu boylece. Yemegi hazirlarken MG sevgili baskanimizin konusmasi var hadi onu acalim dedi. Ben bu herifin sesine en fazla 30 sn dayanabiliyorum ama istiyorsan acalim dedim. Gene bos bos konusacak, ozgurluk, demokrasi gibi anlamli kelimelerin icini bosaltacak, hic yoktan sinirlerimizi gerecek ama olsun, acalim. Erikle biz Pust’un boyle halka hitaben yaptigi konusmalari hic izlemiyoruz. Erik benden de beter, kanina dokunuyor. Ertesi sabah pasa pasa npr’da dinliyoruz neler zacmalamis. Neyse, actik. Bu halka hitabin sebebi Pust’un ApprovalRating’inin son bir kac aydir bir dusus trendine girmis olmasi. Bu sabah anketlere baktim, ratinglerde pek bir degisiklik yoktu. Insanlar burada yavas yavas uyaniyorlar ama iste, epey gec dank ediyor.

Ben yemegi hazirladim, MG ben daha fazla dinleyemeyecegim, midem bulandi dedi. Yemege oturduk. Tam ortasinda Erik aradi. Ben cok yoruldum, daha fazla kalamayacagim, gelip alir misin beni hayatim dedi. Yemegimizi bitirip Erigi almaya gittik.

Eve geldik. Erik bir kanepeye, MG oburune coktu. Ikisi de mayisik bir sekilde televizyona bakmaya basladilar. Hele Erikcim tam error veriyordu artik. Ben de camasir harekatina basladim. Onlar yikanirken sutu hazirladim ve gullac yapmaya giristim. Ilk denemem icin hic de fena olmadi dogrusu. Biraz sekerini az koymusum ama tam annemin yaptigi gibi oldu. Ustune gul suyu bilem serptim.

Sonra Erik dayanamadi, yatmaya gitti. Ben de Erigin gomleklerini ve pantolonunu utulemeye giristim. Ertesi gun yola gidecek, uc gun boyunca toplantilari var. Eh, gomlek lazim olur herhalde diye dusunduk. MG de uykulu gozlerle oturdu, bana arkadaslik etti. Her sey bittiginde MG yatagina yollanmis, gullac ustu kaplanarak buzdolabina konulmus, gomlek ve pantolonlar temiz ve cici bir sekilde askidaki yerlerini almislardi. Ben de yorgunluktan surunerek uyumaya gittim.

4 yorum:

MERTCAN dedi ki...

Değil gece yarısı falan mesai bittikten sonra ofiste kimse kalmayınca mümkün değil çalışamıyorum.Erik'te çalışamamış.
Üniversitede iken bazı arkadaşlar ders çalışarak sabahlarlardı, onu da hiç beceremezdim. Ama bu aşka ve şeveke gıpta etmemek mümkün değil.

SuGibi dedi ki...

bir süredir okuyamamıştım seni, toplu okudum. içimden geldi, yazayım, kalmasın içimde dedim;

iyi ki yazıyorsun sen.

Jack David dedi ki...

yeni postlar bekleniyor :) tembellik ediyorsun gibi geliyor bana :)

YesilErik dedi ki...

Cok tatlisin Sugibicim, sagol. Sen de iyi ki yaziyorsun.

Mertcan, yumurtayi ne kadar yakininda hissediyorsun, onunla da biraz ilgili bu fazla mesai durumlari.

Ihim, sevgili jack david, azicik bi nefes almaya gittim ya, walla tembellik degil.